Ramazan denildiğinde çoğu zaman açlık ve susuzluk konuşulur; oysa bu ayın bize öğrettiği en büyük hakikat sabırdır. Fakat sabrı yalnızca darlığa katlanmak olarak anlamak eksiktir. Sabır, çaresizce beklemek değil; bilinçli bir direniştir. Yüce Allah, Bakara Suresi 153’üncü ayette “Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir” buyurur. Demek ki sabır pasif bir kabulleniş değil, ilahî bir beraberliğin anahtarıdır.
Ramazan, sabrı teoriden pratiğe taşıyan bir mekteptir. Gün boyu açlıkla imtihan edilen insan, aslında nefsine söz geçirmeyi öğrenir. İftar saatine kadar beklemek sadece mideyi değil, öfkeyi de terbiye etmeyi öğretir. Trafikte, iş yerinde, aile içinde… Oruçlu insan sabrını kuşanmak zorundadır. Çünkü sabır kaybolduğunda ibadetin ruhu zedelenir.
Modern çağ sabırsızlık üzerine kuruludur. Her şey “hemen şimdi” kültürüyle sunuluyor. Mesajlar anında gelsin, sonuçlar hızlı olsun, kazanç çabuk artsın… Böyle bir atmosferde sabır zayıflık gibi gösteriliyor. Oysa sabır, imanın omurgasıdır. Omurga çökerse beden ayakta duramaz; sabır çökerse iman iddiası da sarsılır.
Resûlullah Hz. Muhammed’in (s.a.a.) hayatı sabrın ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Mekke’deki baskılar, Taif’teki taşlanma, yıllar süren mücadele… O, sabrı edilgen bir bekleyiş değil; istikametten sapmadan yürüyüş olarak yaşadı. Ramazan bize işte bu yürüyüşü hatırlatır: Açlığa sabretmek kolaydır; asıl olan ahlâka sabretmektir.
Sabır sadece musibete karşı değil, nimete karşı da gereklidir. Bollukta şımarmamak, güç elde ettiğinde adaleti terk etmemek de sabrın bir parçasıdır. Ramazan bu dengeyi öğretir. Açlıkla ölçü kazanır, iftarla şükür öğreniriz. Gün boyu bekleyiş, aslında iç dünyamızdaki taşkınlığı yatıştıran bir eğitimdir.
Bugün aile içi tartışmalardan toplumsal gerilimlere kadar pek çok kırılmanın temelinde sabırsızlık yatıyor. Sosyal medya tartışmalarında tahammül azaldı, farklı fikirlere karşı öfke hızla yükseliyor. Ekonomik sıkıntılar karşısında umutsuzluk büyüyor. Oysa sabır, edilgen bir suskunluk değil; metanetle çözüm arama iradesidir. Ramazan bize yeniden direnç kazandırır.
Eğer bu ayın sonunda daha sakin, daha dirayetli ve daha istikrarlı bir insan olabiliyorsak Ramazan’ı anlamışız demektir. Çünkü Ramazan sabır ayıdır; sabır da mümini ayakta tutan görünmez omurgadır. Omurgası sağlam olan toplumlar yıkılmaz; sabrı diri olan müminler savrulmaz.
Uğur Kepekçi




