ugur

Dumlupınar’da tarih yazılıyor: Zaferin en büyük adımı / Zafere giden kutlu yol -6-

26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz, Türk ordusunun yıllardır devam eden hazırlığının artık gerçek bir sonuca dönüşmeye başladığı tarihî bir gündü. İlk saatlerden itibaren Türk ordusunun saldırısı, Yunan savunma hatlarında büyük bir sarsıntı meydana getirdi. Afyonkarahisar çevresindeki düşman mevzileri kısa sürede aşılmaya başlandı. Türk ordusu, planlı ve kararlı bir şekilde ilerleyerek düşmanın savunma düzenini parçalıyordu. Ancak mücadele henüz sona ermemişti. …

Devamı

Sakarya’dan Büyük Taarruz’a: Zafer için hazırlık / Zafere giden kutlu yol -5-

Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması, Millî Mücadele’nin seyrini önemli ölçüde değiştirdi. Yunan ordusunun Ankara’ya doğru ilerleyişi durdurulmuş, düşmanın taarruz gücü büyük ölçüde kırılmıştı. Ancak savaş henüz sona ermemişti. Şimdi önümüzde yeni ve daha uzun bir dönem vardı. Sakarya’da kazanılan zaferin ardından Türk ordusu hemen büyük bir saldırıya geçmedi. Çünkü büyük bir zafer yalnızca cesaretle değil, doğru zamanda yapılan doğru hazırlıklarla kazanılabilirdi. …

Devamı

Sakarya’ya uzanan yol: Varoluş mücadelesinin dönüm noktası / Zafere giden kutlu yol -4-

Millî Mücadele’nin ilk yıllarında kazanılan başarılar, milletin moralini yükseltmiş ve düzenli ordunun gücünü göstermişti. Ancak savaşın kaderini belirleyecek asıl sınavlar henüz geride kalmamıştı. 1921 yılının yaz aylarında Yunan ordusunun gerçekleştirdiği saldırılar, Türk ordusunu zor durumda bıraktı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda Türk ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Bu gelişme, Ankara’da ve Anadolu’nun birçok yerinde büyük bir endişeye yol açtı. Düşman kuvvetleri Ankara’ya …

Devamı

Cepheden cepheye: Millî Mücadele’nin çetin yılları / Zafere giden kutlu yol -3-

Millî Mücadele artık yalnızca bir direniş hareketi olmaktan çıkmış, bütün imkânların seferber edildiği büyük bir mücadeleye dönüşmüştü. Bir tarafta işgal kuvvetleri ve onların desteklediği güçler bulunurken, diğer tarafta vatanını savunmak için bütün imkânlarını ortaya koyan bir millet vardı. Fakat bu mücadelede karşılaşılan güçlükler yalnızca cephedeki düşmanla sınırlı değildi. Ekonomik imkânsızlıklar, silah ve mühimmat eksikliği, ulaşım sorunları ve yıllardır süren savaşların …

Devamı

İşgalden direnişe: Millet iradesinin uyanışı / Zafere giden kutlu yol -2-

Millî Mücadele’nin başlangıç yılları, yalnızca askerî gelişmelerin yaşandığı bir dönem değildi. Aynı zamanda milletin kendi gücünü yeniden fark ettiği, dağınık ve karamsar görünen şartlar içerisinde ortak bir iradenin oluşmaya başladığı bir dönemdi. İstanbul’un işgal altında bulunması, Anadolu’nun farklı bölgelerinin işgal kuvvetlerinin tehdidiyle karşı karşıya kalması ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasî şartlar, milletin önünde son derece ağır bir tablo oluşturuyordu. …

Devamı

Bir milletin varoluş mücadelesi / Zafere giden kutlu yol -1-

Tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayların sıralanmasından ibaret değildir. Bazı dönemler vardır ki bir milletin kaderini değiştirir, gelecek nesillerin hayatına yön verir. Türk milletinin Millî Mücadele yılları da böyle bir dönemin en önemli örneklerinden biridir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ağır şartlarla karşı karşıya kaldı. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin askerî ve siyasî gücünü büyük ölçüde …

Devamı

Dünya değişirken Türkiye yeni bir dönemin eşiğinde

Dünya hızlı bir değişimden geçiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, enerji güvenliği, teknoloji ve değişen ittifaklar, alıştığımız dengelerin artık eskisi gibi işlemediğini gösteriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki gelişmeler ve küresel güç mücadelesi, yeni bir dönemin işaretlerini taşıyor. Bugün yaşananları yalnızca birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirmek, büyük resmi görmemize engel olabilir. Suriye’den Filistin’e, İran’dan Ukrayna’ya kadar yaşanan gelişmeler, dünya siyasetindeki güç mücadelesinin yeni boyutlarını …

Devamı

Bir düşmanın devlet içinde yeniden tanımlanması

Tarihte bazı dönüşümler, bir devletin kimi tasfiye ettiğinden çok, kimi yeniden tanımladığıyla anlaşılır. Suriye’de bugün yaşanan gelişme tam da böyle okunmalıdır. SDG’nin bağımsız askerî yapısının sona ermesi, yalnızca bir silahlı örgütün askerî kapasitesini kaybetmesi değildir. Daha büyük bir değişim söz konusudur. Yıllarca Suriye devletinin dışında ayrı bir askerî ve siyasî alan oluşturan yapı, yeniden devlet merkezli bir düzenin içine çekilmektedir. …

Devamı

Tarih bize ne söyleyecek?

Bir dönemin sonuna geldiğimizde geriye dönüp bakmak kolaydır. Taşlar yerine oturmuştur. Kim kazanmış, kim kaybetmiş daha net görünür. Bugün ise henüz o noktada değiliz. Ortadoğu’da taşlar hâlâ yer değiştiriyor. Mekke’de yeni bir güvenlik anlayışı ortaya çıkıyor. Suriye yeniden merkezileşiyor. SDG’nin bağımsız askerî yapısı sona eriyor. ABD’nin bölgedeki eski hesapları değişiyor. Türkiye’nin bölgesel ağırlığı yeniden şekilleniyor. Bunların her biri kendi başına …

Devamı

Yeni düzenin şifreleri

Ortadoğu’da bazı gelişmeler vardır ki, ilk bakışta yalnızca kendi başlarına anlam taşırlar. Bir anlaşma imzalanır. Bir örgüt feshedilir. Bir devlet yeniden güçlenir. Bir ittifak kurulur. Sonra hepsi unutulur. Oysa tarih bazen büyük değişimleri tek bir olayla değil, aynı dönemde yerinden oynayan taşlarla gösterir. Bugün önümüzde tam olarak böyle bir tablo var. Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan yeni bir güvenlik anlayışını ortaya …

Devamı