Değerli dostlar, İnsan bazen daha iyi yaşamak için değil, yalnızca ayın sonunu getirebilmek için borçlanır. Mutfak masrafı, kira, elektrik, su, eğitim giderleri derken gelir tükenir; geriye ödenmesi gereken faturalar ve karşılanması gereken ihtiyaçlar kalır. İşte geçim sıkıntısının borç sarmalına dönüştüğü nokta burasıdır. Borç, yarının gelirini bugünden tüketmek demektir Beklenmedik bir sağlık harcaması veya geçici bir gelir kaybı karşısında borçlanmak anlaşılabilir …
DevamıGeçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor?
Değerli dostlar, Bir evin huzuru yalnızca dört duvarla, sofradaki yemekle veya ödenen faturalarla ölçülmez. Aileyi ayakta tutan sevgi, güven, anlayış ve paylaşma duygusudur. Ancak hayatın ekonomik şartları ağırlaştığında, bu değerleri korumak da her geçen gün zorlaşabilir. Geçim sıkıntısı yalnızca kişinin cebini değil, aile fertlerinin gönül dünyasını da etkiler. Evin içindeki görünmeyen yük Sabah erkenden işe giden bir baba, akşam eve …
DevamıGeçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır
Değerli dostlar, Geçtiğimiz günlerde geçim sıkıntısından dolayı borçlarını ödeyemeyen bir esnaf camide kendi canına kıydı. Gaziantep’te bir camide yaşanan bu acı olay, geçim sıkıntısı ve borç yükü altında ezilen insanların durumunu yeniden düşünmemize vesile oldu. Bir insanın hayatını kaybetmesi, ailesi ve yakınları için tarifsiz bir acıdır. Böyle olayları yalnızca üzüntüyle karşılayıp ardından gündemimizden çıkarmak yerine, toplum olarak hangi sorunları görmezden …
Devamıİyilik yaparken nefsine yenilmek
İnsan kötülük yaparken nefsine yenildiğini çoğu zaman fark edebilir. Fakat asıl tehlike, iyilik yaptığını düşünürken nefsine yenilmesidir. Çünkü kötülüğün yanlışlığı zaman zaman vicdanı rahatsız eder; iyilik ise insana kendisini haklı, üstün ve ayrıcalıklı görme fırsatı da verebilir. Bir insan yardım eder, fakat karşılığında takdir bekler. İlim öğrenir, fakat bilgisini başkalarını küçümsemek için kullanır. İbadet eder, fakat ibadetini kendisini diğer insanlardan …
DevamıNefsin en tehlikeli oyunu
İnsan çoğu zaman düşmanını dışarıda arar. Kendisini aldatanları, yolunu kesenleri, hakkını yiyenleri kolayca fark eder. Başkalarının yanlışlarını görmekte zorlanmaz; hatta bazen onların kusurlarını anlatırken kendisini hakikatin temsilcisi olarak görür. Fakat insanın gözden kaçırdığı bir gerçek vardır: Başkalarının kusurlarını gören göz, kendi kusurlarına karşı aynı ölçüde açık olmayabilir. İşte nefsin en tehlikeli oyunu burada başlar. İnsan kendi hatalarını küçültürken başkalarının hatalarını …
DevamıKibir, hakikatin önüne geçer
“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar, bütün mucizeleri görseler de iman etmezler; doğruluk yolunu görseler onu izlemezler. Fakat azgınlık yolunu görürlerse onu hemen benimserler. Bu, onların ayetlerimizi yalan saymalarından ve onlardan gafil olmalarından ileri gelir.” (A’râf, 7/146) Yüce Allah, A’râf Suresi’nin bu ayetinde haksız yere büyüklük taslayanların hakikate karşı nasıl bir tutum içine girdiklerini bildirir. Ayette dikkat çekilen …
DevamıNefsin tuzaklarından biri de kendini beğenmektir
“Oldum diyen insan azarmış“ makalemizde insanın kendisini yeterli görmesinin nasıl bir tehlikeye dönüşebileceğini ele aldık. Yüce Allah’ın Alak Suresi’nde bildirdiği uyarı, insanın kendisini kendine yeterli görerek azabileceğini ortaya koyuyordu. Ayeti tekrar hatırlayalım “Hayır! İnsan, kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.” (Alak, 96/6-7) Peki, nefis insanı bu noktaya nasıl getiriyor? İnsan kendi kusurlarını görmez hâle nasıl geliyor? Başkalarının eksiklerini kolayca …
DevamıOldum diyen insan azarmış
İnsanoğlu doğumdan ölüme kadar öğrenmeye, gelişmeye ve olgunlaşmaya muhtaçtır. Ancak insanın önündeki en büyük engellerden biri, belli bir noktaya geldikten sonra kendisini tamamlanmış zannetmesidir. Çünkü insan, eksiklerini görmediği zaman onları giderme ihtiyacı da duymaz. Tasavvuf literatüründe Hakk’a yönelişin önemli esaslarından biri, nefsin terbiye edilmesi, yani nefis tezkiyesidir. Seyrüsülûk adı verilen bu manevi süreçte insanın son nefesine kadar nefsiyle mücadelesini sürdürmesi …
DevamıNefis insanı nasıl aldatır?
İnsan çoğu zaman suçluyu dışarıda arar. Bir başkasının yalanından, sahte sözlerden, gösterişli vaatlerden sakınır. Fakat insanın en büyük aldanışı bazen dışarıdan değil, kendi içinden gelir. Nefis insanı her zaman açıkça kötülüğe çağırmaz. Bazen iyilik görüntüsü altında yaklaşır. İşte nefsi tehlikeli yapan da budur. İnsana “kötülük yap” dediğinde onu fark etmek kolaydır. Fakat “Sen zaten iyisin” dediğinde insanın dikkatini dağıtır. Çünkü …
DevamıNefis neden doymuyor?
İnsan bazen sahip olduklarına bakıp kendisine şu soruyu sormalıdır: “Bunca şeye rağmen neden hâlâ yetmiyor?” Daha çok kazanıyoruz, daha çok tüketiyoruz, daha çok sahip oluyoruz. Fakat içimizdeki “daha” duygusu bir türlü sona ermiyor. Çünkü nefis, sahip olmakla değil, istemekle besleniyor. Bir arzu gerçekleşiyor, arkasından yenisi geliyor. Bir makam elde ediliyor, daha yükseği isteniyor. Bir servet kazanılıyor, daha fazlası aranıyor. İnsan …
DevamıNefsin yeni oyuncakları
Nefis değişmez; fakat nefsin arzuları ve o arzulara ulaşmak için kullandığı araçlar çağdan çağa farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Dün makamla tatmin olan nefis, bugün görünürlükle tatmin olabilir. Dün servetle övünen insan, bugün sahip olduklarını sosyal medya üzerinden sergileyebilir. Dün insanlar birbirleriyle mal ve mülk üzerinden yarışırken bugün takipçi, beğeni, şöhret ve hayat tarzı üzerinden yarışabiliyor. Değişen nefis değil, nefsin yöneldiği …
DevamıAsıl mesele insan
Çağımız büyük bir değişimin içinden geçiyor. Teknoloji gelişiyor, yapay zekâ hayatın her alanına giriyor, makineler insanın yaptığı pek çok işi üstleniyor. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaşıyor. Fakat bütün bu gelişmelerin ortasında gözden kaçırdığımız çok daha önemli bir mesele var: “Asıl mesele insandır.” Çünkü insanı merkeze almayan hiçbir gelişme, ne kadar parlak görünürse görünsün, insanlığın gerçek anlamda ilerlemesini sağlayamaz. Bugün …
DevamıZenginlik nedir?
Bugün insanlara “Zengin olmak ister misin?” diye sorulduğunda çoğumuzun cevabı bellidir. Daha büyük bir ev… Daha iyi bir araba… Daha yüksek bir gelir… Daha büyük bir yatırım… Daha fazla birikim… Peki bütün bunlara sahip olan insan gerçekten zengin midir? Asıl mesele belki de burada başlıyor. Çünkü insan, sahip olduklarının miktarı arttıkça kendisini daha güvende hissedebilir. Fakat mal ve para çoğaldıkça …
DevamıUMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY, MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER
UMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY, MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER GİRİŞ UMRE’NİN MANEVİ BOYUTU UMRE VE ÖLMEDEN ÖLMEK FİKRİYATININ İLİŞKİSİ UMRE VE HAC İMANIN BOYUT DEĞİŞTİRME HALİDİR ANA HATLARIYLA TAVAF NASIL YAPILIR TAVAF HAKKINDA SIR VE HİKMETLER BİR UMRE İBADETİNDEN GÖNLÜMÜZDE KALANLAR GÖNÜL DOSTLARIYLA YOLCULUK GÜZEL YOLA ÇIKMADAN ÖNCE YOLDAŞINIZI SEÇMELİSİNİZ RAVZA’DAN KABR-İ ŞERİF’E: HÜRMETTEN VEFAYA VEFANIN SESSİZ DURAĞI: CENNETÜL BAKİ MEZARLIĞI UHUD: …
DevamıKul hakkının yeni yüzü
Kul hakkı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak bir insanın malını zorla almak, borcunu ödememek veya birinin hakkını açıkça gasp etmek gelir. Oysa çağ değişiyor, yöntemler değişiyor; fakat hakkın mahiyeti değişmiyor. Bugün bir insanın hakkına ulaşmanın yolu bazen elinden zorla para almak değil, onun güvenini kullanarak kendi rızasıyla parasını vermesini sağlamaktan geçebiliyor. Son günlerde gündemden düşmeyen fon soruşturması bu açıdan ayrıca …
Devamı
Uğur Kepekçi