İnsan bazen sahip olduklarına bakıp kendisine şu soruyu sormalıdır: “Bunca şeye rağmen neden hâlâ yetmiyor?” Daha çok kazanıyoruz, daha çok tüketiyoruz, daha çok sahip oluyoruz. Fakat içimizdeki “daha” duygusu bir türlü sona ermiyor. Çünkü nefis, sahip olmakla değil, istemekle besleniyor. Bir arzu gerçekleşiyor, arkasından yenisi geliyor. Bir makam elde ediliyor, daha yükseği isteniyor. Bir servet kazanılıyor, daha fazlası aranıyor. İnsan …
DevamıNefsin yeni oyuncakları
Nefis değişmez; fakat nefsin arzuları ve o arzulara ulaşmak için kullandığı araçlar çağdan çağa farklı biçimlerde karşımıza çıkar. Dün makamla tatmin olan nefis, bugün görünürlükle tatmin olabilir. Dün servetle övünen insan, bugün sahip olduklarını sosyal medya üzerinden sergileyebilir. Dün insanlar birbirleriyle mal ve mülk üzerinden yarışırken bugün takipçi, beğeni, şöhret ve hayat tarzı üzerinden yarışabiliyor. Değişen nefis değil, nefsin yöneldiği …
DevamıAsıl mesele insan
Çağımız büyük bir değişimin içinden geçiyor. Teknoloji gelişiyor, yapay zekâ hayatın her alanına giriyor, makineler insanın yaptığı pek çok işi üstleniyor. Bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaşıyor. Fakat bütün bu gelişmelerin ortasında gözden kaçırdığımız çok daha önemli bir mesele var: “Asıl mesele insandır.” Çünkü insanı merkeze almayan hiçbir gelişme, ne kadar parlak görünürse görünsün, insanlığın gerçek anlamda ilerlemesini sağlayamaz. Bugün …
DevamıZenginlik nedir?
Bugün insanlara “Zengin olmak ister misin?” diye sorulduğunda çoğumuzun cevabı bellidir. Daha büyük bir ev… Daha iyi bir araba… Daha yüksek bir gelir… Daha büyük bir yatırım… Daha fazla birikim… Peki bütün bunlara sahip olan insan gerçekten zengin midir? Asıl mesele belki de burada başlıyor. Çünkü insan, sahip olduklarının miktarı arttıkça kendisini daha güvende hissedebilir. Fakat mal ve para çoğaldıkça …
DevamıUMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY, MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER
UMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY, MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER GİRİŞ UMRE’NİN MANEVİ BOYUTU UMRE VE ÖLMEDEN ÖLMEK FİKRİYATININ İLİŞKİSİ UMRE VE HAC İMANIN BOYUT DEĞİŞTİRME HALİDİR ANA HATLARIYLA TAVAF NASIL YAPILIR TAVAF HAKKINDA SIR VE HİKMETLER BİR UMRE İBADETİNDEN GÖNLÜMÜZDE KALANLAR GÖNÜL DOSTLARIYLA YOLCULUK GÜZEL YOLA ÇIKMADAN ÖNCE YOLDAŞINIZI SEÇMELİSİNİZ RAVZA’DAN KABR-İ ŞERİF’E: HÜRMETTEN VEFAYA VEFANIN SESSİZ DURAĞI: CENNETÜL BAKİ MEZARLIĞI UHUD: …
DevamıKul hakkının yeni yüzü
Kul hakkı denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak bir insanın malını zorla almak, borcunu ödememek veya birinin hakkını açıkça gasp etmek gelir. Oysa çağ değişiyor, yöntemler değişiyor; fakat hakkın mahiyeti değişmiyor. Bugün bir insanın hakkına ulaşmanın yolu bazen elinden zorla para almak değil, onun güvenini kullanarak kendi rızasıyla parasını vermesini sağlamaktan geçebiliyor. Son günlerde gündemden düşmeyen fon soruşturması bu açıdan ayrıca …
DevamıParamız artarken insanlığımız azalıyor mu?
Bir toplumun ekonomisini yalnızca döviz kuru, enflasyon, borsa veya faiz oranları üzerinden okumak yeterli değildir. Ekonominin bir de ahlak tarafı vardır. Çünkü bütün ekonomik sistemlerin merkezinde insan bulunur. İnsan neye değer veriyorsa para da onun peşinden gider. Bugün yaşadığımız fon krizi bu açıdan yalnızca bir sermaye piyasası meselesi değildir. SPK, 2026 başından itibaren yatırım fonlarında olağandışı fiyat hareketleri ve ekonomik …
DevamıKolay kazanç, ağır kayıp
Bugün Türkiye’nin gündeminde yalnızca borsa, fonlar ve yatırım hesapları yok. Asıl gündemde insanların paraya ve kazanca bakışı var. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül’de aldığı kararlarla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye sürecine alınması ve bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunması, meselenin ne kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini ortaya koydu. Elbette devam eden soruşturmaların hukuki sorumluluğunu mahkemeler …
DevamıDünya malı da bir imtihandır
Dünya malı hakkında doğru bilgiye ulaşmak, ona değeri kadar kıymet vermek ve onun insan hayatının devamını sağlayan bir nimet olduğu kadar ahiret yurdumuzdaki yerimizi hazırlamak bakımından da bir imtihan vesilesi olduğunu unutmamak gerekir. İnsan dünyada kazanmak için çalışır. Fakat asıl mesele yalnızca ne kazandığı değil, kazandığı şeyin kendisine ne yaptığıdır. Mal insanın elinde olduğu sürece nimet; kalbine yerleştiğinde ise imtihanın …
DevamıUmre: Bir ibadetten daha fazlası
Umre, yalnızca Kâbe’yi ziyaret edip tavaf yapmak, sa’y etmek ve birkaç ibadeti yerine getirmekten ibaret değildir. Umre, insanın Allah’a yönelişini yenilediği, gönlünü muhasebe ettiği ve hayatına yeni bir istikamet vermesi gereken müstesna bir ibadettir. Mukaddes beldelere adım atan insan, aslında Hz. Âdem’den (a.s.) bugüne kadar uzanan büyük bir tarihî ve manevi mirasın içine girer. Kâbe, Hz. Âdem’den (a.s.) itibaren tevhidin …
DevamıCuma Mescidi: Müslümanların parayla imtihanı
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan orada yalnızca tarihin izlerini görmez; kendi hayatını da sorgular. Cuma Mescidi de böylesi müstesna mekânlardan biridir. Cuma Mescidi, Rânûnâ Vadisi’nde, Benî Sâlim yurdunda, Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) hicret sırasında ilk Cuma namazını kıldırdığı yerde bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.a.), Kubâ’dan Medine’ye doğru hareket ederken Cuma vakti girince burada durmuş, hutbesini irat etmiş ve Cuma …
DevamıUMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY-MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER / ANALİZ (GENİŞLETİLMİŞ)
Rabbime sonsuz şükürler olsun ki, ömre bedel bir umre ibadetini daha eda etmeyi nasip etti. Kutsal topraklarda geçirilen yirmi günün ardından, bedenimizle birlikte gönlümüzde biriktirdiklerimizle memleketimize döndük. Şimdi sıra, her ciddi işin sonunda yapılması gereken o kaçınılmaz muhasebede. Zira insan, yaptığı her işin ardından bir durup düşünmeli; ortaya konan emeğin, çekilen zahmetin kendisine ne kazandırdığını ya da neleri eksik bıraktığını …
DevamıMescid-i Kıbleteyn: Yönümüzü Allah belirler
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan orayı ziyaret ettiğinde yalnızca bir tarihî hadiseyi hatırlamaz; o hadisenin kendi hayatına söylediği mesajı da düşünür. Mescid-i Kıbleteyn böyle müstesna mekânlardan biridir. Bugün “iki kıbleli mescit” olarak bildiğimiz bu mekânın ilk adı Benî Selime Mescidi idi. Kıblenin değişmesi hadisesi burada yaşandığı için zamanla Mescid-i Kıbleteyn adıyla anılmaya başlanmıştır. Kıblenin değişmesi Rivayetlere göre Peygamber …
DevamıMescid-i Kubâ: İlk adımın bereketi
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan oraya yalnızca bir ziyaretçi olarak gitmez. O mekânın taşıdığı hatırayı, manayı ve mesajı da gönlüne almaya çalışır. Mescid-i Kubâ işte böyle mübarek bir mekândır. Peygamber Efendimiz (s.a.a.), Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde Medine’ye ulaşmadan önce Kubâ’da konaklamış ve burada bir mescit inşa edilmiştir. Böylece Kubâ, İslam tarihinin ilk mescidinin yükseldiği yer olarak müminlerin hafızasında …
DevamıUhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı
Umre yolculuğu, insanı yalnızca Kâbe-i Muazzama’ya değil, İslam’ın yaşanmış tarihine ve gönüllerde iz bırakmış mübarek mekânlara da götüren bir yolculuktur. Mekke-i Mükerreme’de Kâbe’nin huzurunda Allah’a yönelen gönül, Medine-i Münevvere’ye ulaştığında Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) hayatının izleriyle buluşur. Mescid-i Nebevî, Ravza-i Mutahhara, kabr-i şerif, Cennetü’l-Bakî derken Medine ziyaretinin bir başka önemli durağı da Uhud’dur. Uhud’a gidildiğinde insan, artık sadece bir dağa bakmaz. …
Devamı
Uğur Kepekçi