Ramazan paylaşma ayıdır

Ramazan, yalnızca bireysel arınmanın değil, toplumsal dayanışmanın da zirveye çıktığı bir rahmet mevsimidir. Oruçla nefsini terbiye eden mümin, açlığın ne demek olduğunu idrak eder; kendi sofrasını düşünürken başkasının boş kalan tabağını da hatırlar. Bu yüzden Ramazan, paylaşmanın en görünür olduğu aydır. Zira iman, sadece kalpte saklanan bir inanç değil; paylaşarak çoğalan bir hakikattir.

İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan zekât, malın temizlenmesi ve toplumun dengede tutulması için ilahî bir emirdir. Kur’an-ı Kerim’de namaz ile birlikte zikredilen zekât, bireysel bir hayır değil, sosyal bir adalet mekanizmasıdır. Zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatmayı hedefler; servetin belirli ellerde dolaşan bir güç hâline gelmesini engeller. Zekât verilmediğinde sadece bir farz terk edilmiş olmaz; aynı zamanda toplumun vicdanı da zedelenir.

Ramazan ayında verilen fıtır sadakası yani fitre ise, herkesin bayrama onurlu bir şekilde ulaşabilmesi için emredilmiştir. Fitre, fakirin kapısını çalmak değil; aslında insanlığın ortak sofrasını kurmaktır. İnfak ise bunun daha geniş çerçevesidir. Sadece farz olanı değil, gönülden kopanı da paylaşmaktır. Malın Allah’ın emaneti olduğunu kabul eden bir mümin, o emaneti ihtiyaç sahipleriyle bölüşmeyi ibadet bilir.

Bugünkü savaşların ve zulmün temelinde insanların rahmet kavramından nasipsizliği yatmaktadır. Rahmetten uzaklaşan dünyada, servet güç aracına dönüşmekte; adalet yerini menfaate bırakmaktadır. Oysa Ramazan, malın değil merhametin üstün olduğunu öğretir. Zekât ve infak, sadece yoksulu doyurmaz; zengini de cimrilikten, kalbi katılıktan arındırır.

Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla iyiliğe erişemezsiniz” (Âl-i İmrân, 92) buyurarak, gerçek kurtuluşun fedakârlıktan geçtiğini açıkça ortaya koyar. İnfak, artandan vermek değil; değer verdiğinden vazgeçebilmektir. Asıl imtihan, ihtiyaç fazlasını değil, gönlün bağlandığını paylaşabilmektir. İşte bu bilinç, malı kutsallaştıran değil emanete dönüştüren bir imandır.

Ramazan’ın rahmetinden daha fazla istifade edebilmenin yolu da buradan geçer. Bu ayda daha cömert olmak, sadece fakirin sofrasını değil, kendi kalbimizi de genişletir. Peygamber Efendimizin Ramazan’da artan cömertliği bizlere örnektir. Çünkü rahmet ayı, rahmeti çoğaltma ayıdır. Ne kadar paylaşırsak o kadar arınır, ne kadar infak edersek o kadar diriliriz. Ramazan bize şunu öğretir: Kurtuluş, biriktirdiklerimizde değil; Allah için verdiklerimizdedir.

Önerilen Makale

Ramazan sabır ayıdır

Ramazan denildiğinde çoğu zaman açlık ve susuzluk konuşulur; oysa bu ayın bize öğrettiği en büyük …