Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiyye -1-

Değerli dostlarım. Geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir olay sebebiyle bu reddiye çalışmasını yapmaya karar verdim.

Bir camide vaaz eden hoca; iman etmenin faziletlerini, ameli hataların ne kadar büyük olursa olsun af kapsamına alınacağını beyan eden bir sohbet etti. ‘Aslolan son nefeste iman ederek canını teslim etmektir. Bütün ömrünüz sâlih amelle geçse son nefeste iman etmediğiniz taktirde o amellerin hepsi boşa gidecektir.’ Şeklinde bir cümle kullandı. Elbette ilahi beyanlar bu doğrultudadır. Buna hiçbir itirazımız yoktur.

Sohbetinin sonunda hiç de gerek olmadığı halde örnek olarak Ebu Talib’in iman etmediği hakkında şu ifadeyi kullandı:

‘Bütün ömrü peygambere hizmetle geçen onu gözünden bile sakınan onun için her türlü fedakarlığa katlanan amcası Ebu Talip son nefesinde peygamberin ona ‘amcacığım gel şehadet getir sana şefaat edeyim kurtuluşuna vesile olayım’ demesine rağmen etrafındakilerin ve kabilesinin onu kınamasından çekinerek bu teklifi reddetti. Böylece bir ömür peygambere hizmeti boşa gitti ve O cehennemde yanacaktır. Onu peygamber bile kurtaramayacaktır. Çünkü peygamberin iman et davetini kabul etmedi.’

Aslında bu görüş Diyanet camiasının pınarından su içen neredeyse bütün diyanet vaazcılarının görüşüdür. Çünkü bu konuda fikrini sorduğum birkaç namaz memurunun (sözde imamın) görüşünün de bu ezberletilmiş görüş üzerine olduğunu yakinen biliyorum.

Bu iddiada bulunan namaz kıldıran imamla bir hukukumuz vardı. Bu sebeple onu uyarmak istedim. Ve bunun batıl bir iddia olduğunu söyledim. Bana sert bir tepki ortaya koyarak “sen peygamberin hadisini inkar mı ediyorsun. Ben sana bu konuda kitaptan belge getireceğim.” Dedi. Birkaç gün sonra bana Arapça bir Kur’an tefsirini getirerek bir şeyler söylemeye çalıştı. İfade aynen şöyle: “Büyük tefsir alimi falan filan ‘bu ayet Ebu Talib’in iman etmediğine delalet eder’ diyor. Bunu inkar edersen ayeti inkara gider bak kitapta böyle yazıyor.”  Demesi beni çileden çıkardı.

Ona saygıda kusur etmeden şu ifadeleri kullandım:

“Değerli hocam, tefsir kişinin ayete getirdiği yorumdur. Yorumu, ‘kitapta böyle diyor’ diyerek bana sanki ayetmiş gibi sunmayın. Bu yaptığınız adeta Allah’a iftiraya girer. Yapmayın etmeyin kendi zanlarınızı ayet gibi kutsallaştırmayın. Madem öyle bende size delil getireyim dedim” ve bu reddiyeyi hazırladım. Kendisine sundum.

Bu belgeyi okumadan ‘anlaşılan sen hadisi inkar ediyorsun’ deyince ben ‘sizinle tartışmaya gelmedim sadece vebalden kurtulmak için size bilgi sunuyorum kabul edip etmemek sizin bileceğiniz bir şeydir.’ Dedim ve belgeyi kendisine sundum. Hala bana bir dönüş yapmadı.

Oradan ayrılıp elimde bir nüsha bulunan belgeyi bir başka namaz memuruna (cami imamına) sundum o da okumadan aynı saçmalıkları dile getirince bu konudaki yazıyı biraz daha geliştirerek kamuoyuyla paylaşmak istedim. Bu vesileyle güzel bir analiz yazısı oluştu. Bunu da siz değerli okurlarımla paylaşarak bu konuda bir belge oluşmasını murad ettik. Gayret bizden, tercih sizden, hidayet Allah’tandır.

Reddiyeye giriş

Özellikle Sünni dünyasında İmam Ali Aleyhisselamın babası Ebu Talib hakkında son nefesinde iman etmediği hakkında yaygın bir iddia mevcuttur.

Bu iddianın temelinde İmam Ali Aleyhisselamın soyunu kirletmek niyeti yatmaktadır. Bu iddialar, Muaviye ve Yezitle başlayan fitne döneminden Ömer Bin Abdulaziz dönemine kadar, 85 sene Ehl-i Beyt’e hutbelerden lanet okuyan zihniyetin uydurmalarıdır. Allah’ın laneti Ehl-i Beyt’e lanet okuyanların üzerine olsun. Amin.

Ebu Talibin iman etmediğine delil olarak getirilmeye çalışılan bazı ayetlerin iniş yeri ve sebebine bakmadan bazı yorumcuların yorumunu delil almak gerçeğe uymaz. Tefsirlerde bazı ayetlere ya da Peygamber Hadislerine yapılan yorumlar bir meselede delil kabul edilmez.

(Devam edecek…)

Önerilen Makale

Namaz: Dinin direği ve manevi tedavinin başlangıcıdır-1-

Alemlerin Efendisi Hazreti Muhammed’in (s.a.a.) “Namaz benim gözümün nurudur” diye övdüğü namaz, dinin direği mesabesinde …