Sürekli değiştirilen gündemlerle oyalanan ülke kamuoyu, maalesef asıl ve yakıcı gerçeği gözden kaçırmaktadır: Açlık ve yoksulluk. Bugün Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar, artık sadece sosyal bir problem değil; doğrudan ulusal güvenlik sorunu hâline gelmiştir.
Etrafımıza biraz dikkatle bakmamız yeterlidir. Adi suçlarda ciddi bir artış yaşanmakta, özellikle hırsızlık vakaları neredeyse sıradanlaşmaktadır. Bu tablo, ekonomik çöküşün toplum üzerindeki en somut yansımalarından biridir.
ATASÖZLERİ BİZİ UYARIYOR
Atalarımız boşuna dememiştir: “İnsana çok söz söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.”
Atasözleri, binlerce yıllık tecrübenin süzülmüş hâlidir. İmbikten geçmiş saf bir hikmettir. Her biri, yaşanmışlıkların neticesinde ortaya çıkmış toplumsal gerçeklerdir. Açlık arttıkça, insanlar ihtiyaçlarını helal–haram demeden karşılamanın yollarını aramaya başlar. Rüşvetin, adam kayırmanın, haksız kazancın artmasının temelinde de bu gerçek yatmaktadır.
Bugün apartmanlarımızda kapı önüne bırakılan bir ayakkabının bile kısa sürede kaybolduğuna şahit oluyoruz. Evler artık tek kilitle değil, iki-üç kilitle korunuyor. Alarm ve kamera sistemleri eskiden sadece dükkânlara kurulurdu; şimdi evlerin vazgeçilmezi hâline geldi. Peki, bunca önleme rağmen suçlarda bir azalma var mı? Maalesef yok.
Çünkü mesele kapı kilidi değil, insan dengesi meselesidir. Yıllardır ihmal edilen maneviyat, bozulan ruh–akıl–beden dengesi insanı suça itmektedir. Suça alışan, bir de aç bırakılan insan; artık potansiyel bir suç makinesine dönüşmektedir. Bunun bedelini ise toplum olarak hep birlikte ödüyoruz.
ÇÖZÜM KAPIMIZDA AMA GÖRMEZDEN GELİNİYOR
Oysa çözüm çok uzakta değil. Açlıkla, yoksullukla ve işsizlikle mücadele edecek, piyasayı canlandıracak, üretimi artıracak projeler hazırdır.
Vatandaşlık maaşıyla insanı açlığa mahkûm etmeyen,
Faizsiz kredilerle üreticiyi destekleyen,
Tüketiciyi güçlendirerek piyasayı hareketlendiren,
Milli parayla, milli kaynaklara dayalı bir ekonomi anlayışı…
Bunların hepsi mümkündür.
MİLLİ EKONOMİ MODELİ: ELVEDA FAKİRLİK
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ebedi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devlet – Milli Devlet” projeleri, tam da bu çıkmazdan kurtuluşun anahtarıdır.
Bu model, borca, faize ve dışa bağımlılığa dayalı sistemi reddeder; üretimi, milli parayı ve insanı merkeze alır. Ancak yıllardır bu çözümler görmezden gelinmekte, sorunlar ise her geçen gün daha da kangren hâline gelmektedir.
Ne duruyorsunuz ey Türk Milleti?
İnatla yanlışta ısrar etmenin kimseye faydası yok.
Gündem oyunlarını bir kenara bırakıp, gerçek çözümlere bakmanın zamanı çoktan gelmiştir. “Açlık kader değildir. Yoksulluk yazgı değildir. Çözüm vardır ve hazırdır.”
Çözüm Milli Ekonomi Modeli’ni hayata geçirecek olan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Lideri Av. Hüseyin Baş ve yetişkin kadrosudur.
Uğur Kepekçi




