Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammed (s.a.a.) insanın gerçek gücünü tarif ederken dikkat çekici bir ölçü ortaya koymuştur. Bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur:
“Gerçek pehlivan, güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.” (Buhârî, 102; Müslim, 108)
Bu ilahi ölçü, gücün kasla değil, iradeyle ilgili olduğunu bizlere öğretmektedir.
Nefisle mücadele en büyük imtihandır
İnsanın hayatı boyunca verdiği en çetin mücadele, kendi nefsiyle olandır. Nefisle mücadele; sabrı, edebi ve ahlâkı ayakta tutan temel unsurdur. Kişinin dünyada kazanacağı sevaplar ve ahirette elde edeceği mükâfatlar, büyük ölçüde bu mücadelede gösterdiği dirayetle ilişkilidir.
Gücü varken affedebilmek
İslam ahlâkında asıl fazilet, intikam alma imkânı varken affedebilmektir. Nitekim Resulullah (s.a.a.), öfkesine hâkim olan ve cezalandırmaya gücü yettiği hâlde affeden kimselerin Allah katında büyük dereceler elde edeceğini müjdelemiştir:
“Gereğini yerine getirmeye gücü yettiği hâlde, öfkesini yenen kimsenin kalbini Allah, emniyet ve imanla doldurur.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 3; Tirmizî, Birr, 74)
Öfke şeytandandır
Öfke, insanın aklını ve vicdanını perdeleyen en tehlikeli duygulardan biridir. Resulullah (s.a.v.), öfkenin kaynağına işaret ederek şu uyarıda bulunmuştur:
“Öfke şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise su ile söndürülür. Sizden biri öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın.”
Bu tavsiye, öfkenin ancak manevi bir bilinçle kontrol altına alınabileceğini göstermektedir.
Öfkeyi söndüren kelime
Bir gün Resulullah (s.a.v.)’in huzurunda iki kişi birbirine ağır sözler söylemiş, öfke taraflardan birinin yüzüne açıkça yansımıştı. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Ben bir kelime biliyorum; eğer onu söylese, kendisinden zuhur eden öfke giderdi: Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.”
Bu kelime, mümin için öfke anında bir sığınak ve bir kurtuluş kapısıdır.
Asıl zafer içimizdedir
İslam’ın ortaya koyduğu ölçüye göre gerçek zafer, başkalarını alt etmek değil; nefsin esaretinden kurtulmaktır. Bağırmak, kırmak ve cezalandırmak kolay; susmak, sabretmek ve affetmek ise zordur. İşte bu zoru başaran, hakiki manada pehlivan olandır.
Biz de nefisle alakalı bir şiir kaleme aldık umarım beğenirsiniz:
NEFSİMLE KAVGAM
Nefsin daima seni oyuncak etmek ister
Nefsinin oyununu bozana selam olsun
Kim nefsine uymuş da huzur bulmuş göster
Nefsinin oyununu bozana selam olsun
Nefsinin arzuları önünde bir tuzaktır
Hakka âşık olmayan hakikatten uzaktır
Günahtan arınanın sürekli alnı aktır
Nefsini tanıyıp da kızana selam olsun
Ahretini nefsine daim tercih edenler
Doğruluğun peşinden hiç durmadan gidenler
Huzur bulur her zaman hem ruhlar hem bedenler
İlmini satır satır yazana selam olsun
Nazari’yem nefsimin elinden bizar oldum
Kendime düşman olan “benlikmiş” onu buldum
Benliğimi yenince Hakkın aşkıyla doldum
Derdini türkü yapan ozana selam olsun.
Rabbim nefsinin tuzaklarından kurtulan sonunda Cennet ve Cemâlullah’la şereflenen kullarının zümresine dahil eylesin. Âmin.
Uğur Kepekçi




