Ey iman edenler zannın çoğundan kaçının -1-

İnsanoğlunun sosyal hayatta en çok düştüğü yanlış, ferdi ve toplumsal felaketlere zemin hazırlayan “zan” hastalığıdır.

Zan: Görmediği ve aslını bilmediği bir şey hakkında fikrinde ve gönlünde kurguladığı şahsi fikir ve düşüncedir.

Nefsine ve şeytana aldanma şeklinde başlayıp fiiliyatta yanlışa sürükleyen bu hastalık sayesinde; kişinin gönül âleminde hastalık, ahirette ceza, dünyada ise kişisel ilişki bozukluğu şeklinde karşılığı vardır.

Özellikle dünyada huzuru yok eden zan sayesinde, zamanla kalpteki hastalık büyüdükçe kin ve nefret artar, ilişkiler bir hiç uğruna bozulmaya devam eder. Nice düşmanlıklar, insanın gönül âleminde “zan” sayesinde kök salar, cinayetlere katliamlara varan hatalara kadar sürükler. Sosyal hayatta bunun örnekleri gayet çoktur.

Zannın zararlarını ortaya koymak için bir kıssadan hisse aktaralım müsaadenizle:

“Bir zamanlar adamın birinin evinde beslediği yabani kuşu varmış. Bu kuşu eğiterek evcilleştirmiş. Öyle bir hale gelmiş ki yabani kuş her gün sahibini uğurlar akşam da kapıda karşılarmış. Gel zaman git zaman adamın bir çocuğu olmuş. Çocuğuna olan sevgisi gayet fazlaymış. Günlerden bir gün adam eve geldiğinde kuşu onu kapıda karşılamış. Adam bir de ne görsün kuşun gagası kan içinde ve evden gelen çocuğun ağıt seslerini duyunca beyninden vurulmuşa döner. Kuşun çocuğuna zarar verdiği zannıyla kuşu öldürür. Kapıdan içeri girdiğinde çocuğun ağladığını ancak herhangi bir yerinde yara bere olmadığını görür. Gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. Çocuğunun yanında kanlar içinde büyük bir yılan ölüsüyle karşılaşır. Kuşun gagasını kan içinde görüp çocuğun ağıtını duyunca bir anda zanla karar verir ancak zannında yanıldığını içeriye girince anlar. Halbuki kuş sahibinin çocuğunu ölümden kurtarmış yılanı öldürmüştü. Sahibinin yanlış zannı yüzünden de canından olmuştur.”

Değerli dostlarım zannın insanı ne kadar yanılttığını anlamamız açısından bu kıssadan hisse çıkartmalıyız.

Bu sebepledir ki Yüce Allah kulunu zandan korumaya çalışmıştır. Hucurat suresi 12. Ayette zannın çoğundan sakınmamızı emretmiştir:

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.”

Önce kendi nefsimizden yola çıkarak kendimizle yüzleşmeye kalkışsak; kendimizin bile bu tuzağa sıklıkla düştüğümüzü görmüş oluruz. Kimse “zan” konusunda nefsini temize çıkartacak bir tavır sergilemeğe kalkışmasın. Allah (c.c.) tarafından korunmuş ve Allah’a gerçekten dost olmuş kimseler dışında; herkes bu tehlikeyle karşı karşıyadır.

(Devam edecek…)

Önerilen Makale

Umre nasihatleri-3-

Umreciye hizmet mi yoksa umrecinin sırtından daha çok para kazanmak mı? İkaz ve nasihat konusunda …