Allah’a karşı edep ve saygı
Surenin başlangıç ayetleri, Müslümanın Allah ve Peygamber karşısında nasıl bir saygı içinde olması gerektiğini açıkça bildirir.
Dikkat edin; bu ayetlerde Allah önce duruşumuzu düzeltir.
Çünkü duruş bozuksa düşünce de bozuk olur, ahlak da bozulur.
Toplum içi ahlaki düzen
Ayetlerin ikinci bölümü ise müminlerin birbirleriyle ilişkilerine yöneliktir:
-
- Hızla hüküm vermeyin.
-
- Boş sözlere inanmayın.
-
- Fitneye düşmeyin.
-
- Kardeşlerinizin arasını düzeltin.
-
- Alay etmeyin.
-
- Lakap takmayın.
-
- Gıybet etmeyin.
- Zandan sakının.
Bu maddelerin her biri hem bireysel eğitim hem de sosyal barış için temel hükümler niteliğindedir.
Hucurât Suresi, adeta şunu söyler:
“Ahlakı olmayan toplum, ibadetle ayakta duramaz.”
İnsanı tarif eden ayet
Surenin 13. ayeti ise insanlık tarihinin en büyük eşitlik manifestosudur:
“Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık…”
Ne üstünlük ırktadır ne kabilede ne renkte.
Tek üstünlük ölçüsü takvadır.
Bu ayet, modern dünyanın hâlâ çözemediği “ırkçılık, ayrımcılık, üstünlük iddiaları” sorununa ilahî bir çözüm sunar.
İmanın özü: Samimiyet
Son ayetler ise imanı davranışa bağlar.
İman sadece dille söylenen bir cümle değil; kalbe yerleşen, amelle ispatlanan bir bağlılıktır.
Bu nedenle sure şöyle biter:
-
- Allah her şeyi bilir.
-
- Allah gizliyi de açığı da görür.
-
- Allah’a karşı kibirlenmeyin.
-
- Müslüman olmayı kendinize paye çıkarmayın.
- İman Allah’ın bir lütfudur.
Son Söz: Hucurât nesli olmak
Hucurât Suresi, Müslümanı yeniden inşa eder:
-
- Edebimizi Allah’a göre belirler.
-
- Saygımızı Peygamber’e göre ayarlar.
-
- Ahlakımızı topluma göre güzelleştirir.
- Kimliğimizi takvaya göre şekillendirir.
Bu sureyi hayatının merkezine koyan her toplum, huzurun, adaletin ve kardeşliğin zirvesine çıkar.
Unutan toplum ise fitne, kavga, ayrılık ve yozlaşma içinde kaybolur.
Bugün Müslüman dünyasının yaşadığı tüm sıkıntıları düşündüğümüzde, Hucurât Suresi’nin mesajının ne kadar hayati olduğu daha da açık görünmektedir.
Dini yeniden Allah’ın istediği edep ölçülerine döndürmek; toplumu ise Kur’an ahlakıyla yeniden inşa etmek için bu sureyi hem okumak hem yaşamak zorundayız.
Uğur Kepekçi




