“Milli Ekonomi Modeli, Dünyayı Değiştiren Bir Sözdür”
“Milli Ekonomi Modeli, değişen dünyaya söylenmiş bir söz değildir. Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür. Bu model, krizlere uyum sağlamak için değil, kriz üreten düzeni ortadan kaldırmak için yazılmıştır. Ekonomiye makyaj yapmak için değil, yeni bir ekonomik düzen kurmak için yazılmıştır. Bu gerçek 2013 yılında Rusya Federasyonu Devlet Duma’sında Modelin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş’ın şu sözleri ile tarihe not düşülmüştür; “Milli Ekonomi Modeli, sessiz bir devrimle kapitalizmi tarihe gömüyor.” O devrim artık sessiz değil, Avrupa’nın kalbinden tüm dünyayı saran bir haykırış… Bugün dünyaya hâkim olan ekonomik sistem, tesadüfen oluşmuş değildir.”
Ekonomi literatüründe birçok model vardır; kimi krizi yönetmeyi, kimi sistemi yamamayı, kimi de mevcut düzeni biraz daha katlanılabilir hâle getirmeyi amaçlar. Ancak Viyana’da konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın altını çizdiği gerçek şudur: “Milli Ekonomi Modeli, değişen dünyaya söylenmiş bir söz değildir. Milli Ekonomi Modeli, dünyayı değiştiren bir sözdür.” Bu ifade, sıradan bir ekonomik yaklaşımın değil, köklü bir sistem itirazının cümleye dökülmüş hâlidir.
Bugün dünyaya hâkim olan ekonomik sistem, tesadüfen oluşmuş değildir. Bu düzen; bilinçli tercihlerle, güç ilişkileriyle ve çıkar çatışmalarıyla inşa edilmiştir. Krizler bu sistemin arızası değil, yakıtıdır. Çünkü kriz, borçlandırmayı; borçlandırma, bağımlılığı; bağımlılık ise siyasi ve askerî tahakkümü beraberinde getirir. Hüseyin Baş’ın işaret ettiği gibi, mesele krizlere uyum sağlamak değil; kriz üreten düzeni ortadan kaldırmaktır.
Milli Ekonomi Modeli tam da bu noktada ayrışır. Bu model, ekonomiye makyaj yapmak için değil; yeni bir ekonomik düzen kurmak için yazılmıştır. Üretimi merkeze alan, insanı rakamdan ibaret görmeyen, devletin piyasaya seyirci değil; düzen kurucu olduğu bir anlayışı savunur. Paranın değil, emeğin esas alındığı bu yaklaşım; bugüne kadar “olmaz” denilen birçok ezberi daha kâğıt üzerinde geçersiz kılmıştır.
Bu gerçeğin tarihe not düştüğü anlardan biri, 2013 yılında Rusya Federasyonu Devlet Duma’sında yaşanmıştır. Modelin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş, o gün şu cümleyi kurmuştur: “Milli Ekonomi Modeli, sessiz bir devrimle kapitalizmi tarihe gömüyor.” O gün “sessiz” olan bu devrim, bugün artık fısıltı olmaktan çıkmış; Avrupa’nın kalbinden yükselen, küresel ölçekte yankı bulan bir haykırışa dönüşmüştür.
Çünkü kapitalizm artık savunulabilir bir sistem olmaktan çıkmıştır. Gelir adaletsizliği derinleşmiş, orta sınıf erimiş, refah söylemi yerini güvensizliğe bırakmıştır. Bugün devletler bütçelerini değil, toplumlar geleceklerini kaybetmektedir. Bu tablo karşısında Milli Ekonomi Modeli, bir nostalji ya da teorik öneri değil; zorunlu bir çıkış yolu olarak yeniden gündeme gelmektedir.
Hüseyin Baş’ın Viyana’daki vurgusu, tam da bu tarihsel kırılma noktasına işaret etmektedir. Dünya, eski sistemin ürettiği sorunlarla yönetilemeyecek kadar değişmiştir. Artık yeni bir söz, yeni bir düzen ve yeni bir iktisadî akıl gerekmektedir. Milli Ekonomi Modeli, bu ihtiyacın adı; Prof. Dr. Haydar Baş ise bu itirazın fikir mimarıdır.
Bugün mesele, bu modeli “duymak” değil; anlamak ve cesaretle tartışmaktır. Çünkü bazı sözler vardır ki zamana uymaz; zamanı değiştirir. Milli Ekonomi Modeli de işte böyle bir sözdür.
(Devam edecek…)
Uğur Kepekçi




