Ramazan güzel ahlâk ayıdır

Ramazan, sadece oruçla bedenin değil, ahlâkla hayatın terbiye edildiği bir mevsimdir. Aç kalmak, susuz kalmak bir disiplindir; fakat asıl imtihan dili, kalbi ve davranışları koruyabilmektir. Oruç, mideyi sustururken öfkeyi konuşturmaya devam ediyorsak; göz harama bakıyor, dil incitiyor, kalp kin tutuyorsa Ramazan’ın ruhunu ıskalamış oluruz. Çünkü bu ay, ibadetin ahlâka dönüşmesi için bir fırsattır.

Ramazan aynı zamanda Kur’an ayıdır. Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmış; insanlığa hidayet rehberi olarak sunulmuştur. Ancak Kur’an’ı sadece tilavet etmek yetmez; onu hayata indirmek gerekir. Ayetler dudakta kalır, hayata yansımazsa istenen değişim gerçekleşmez. Kur’an’ın hayata inmesi; adaletin ticarete, merhametin aileye, doğruluğun siyasete, sabrın gündelik ilişkilere taşınması demektir.

Nitekim Yüce Allah, Peygamber Efendimiz hakkında “Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin” (Kalem, 4) buyurarak onun örnekliğini ilan etmiştir. Hz. Muhammed (s.a.a.) sadece tebliğ eden değil, tebliğ ettiğini yaşayan bir rehberdi. Kur’an onun ahlâkında ete kemiğe bürünmüş, hayatın içine taşınmıştır. Bu sebeple Ramazan’da Kur’an’ı anlamak isteyen, aynı zamanda Nebevî ahlâkı da hayatına taşımak zorundadır.

Dil terbiyesi Ramazan’ın en önemli başlıklarından biridir. Peygamber Efendimiz, oruçlunun kötü söz söylememesini, kavga etmemesini öğütler. Çünkü söz, kalbin aynasıdır. Yalan, gıybet, iftira ve kırıcı ifade; orucun manevi sevabını aşındırır. Ramazan, konuşmadan önce düşünmeyi; incitmeden uyarmayı, kırmadan düzeltmeyi öğretir. Oruç, sadece yemekten değil, kötülükten de uzak durmaktır. Hz. Muhammed (s.a.a.) bu konuda orucun kalkan vazifesi gördüğünü de şöyle beyan eder:

“Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Eğer biri kendisine sataşır ya da hakaret ederse’ Ben oruçluyum’ desin” (Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm 163).

Kalp terbiyesi ise daha derindir. Haset, kibir, kin ve riya; insanı içten içe çürüten manevi hastalıklardır. Ramazan bu hastalıkları teşhis etme ve tedavi etme ayıdır. Kalp temizlenmeden davranış düzelmez. Kur’an’ın mesajı önce kalpte yankı bulmalı, sonra hayata taşmalıdır. Çünkü ahlâk, iç dünyada başlar; dış dünyada görünür hâle gelir.

Davranış terbiyesi olmadan ahlâk tamamlanmış sayılmaz. Peygamber Efendimiz, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyurarak risaletinin özünü ortaya koymuştur. Bu beyan, ibadetlerin nihai hedefinin ahlâk olduğunu gösterir. İbadetle güçlenen bir mümin, iş hayatında dürüst, aile içinde merhametli, toplum içinde adil olmalıdır. Eğer Ramazan’dan sonra da daha yumuşak huylu, daha anlayışlı, daha vicdanlı bir insan olabiliyorsak; işte o zaman Kur’an gerçekten hayatımıza inmiş demektir.

Sonuç olarak Ramazan, sadece takvimde yer alan bir ay değil; ahlâkın inşa edildiği bir mekteptir. Kur’an’ı okuyup geçmek değil, yaşamak esastır. Dilimizi, kalbimizi ve davranışlarımızı Kur’an’ın ölçüsüne göre terbiye edebildiğimiz ölçüde Ramazan’dan nasip alırız. Çünkü gerçek oruç, insanı daha iyi bir insan yapandır.

Önerilen Makale

Ramazan paylaşma ayıdır

Ramazan, yalnızca bireysel arınmanın değil, toplumsal dayanışmanın da zirveye çıktığı bir rahmet mevsimidir. Oruçla nefsini …