Bazı dostlarımız makale dizimizin bazı yerlerinin eksik kaldığını hatırlattılar. Biz aslında birkaç makaleyle bir muhasebe yazı dizisi düşünürken iş başka yerlere doğru evrildi. Ama maksadımız madem üzüm yemek o zaman eksik kalan ve sorulan bazı sorularında cevabı anlamında birkaç makale daha yazmamız gerekiyor. Bu sebeple umre hakkında bir muhasebe yazı dizimize devam edelim. İnşallah sonda da bunları daha derli toplu olarak bir analiz dosyasıyla sitemizde yayınlayalım.
Değerli dostlar! Hazır umre konusundaki sırlara ve hikmetlere girmişken birkaç önemli bilgiyi daha paylaşalım.
Kâbe etrafında her tur dönüşe şaft denilmektedir. 7 dönüş yani Hacerül Esved köşesinden başlayan ve orada biten 7 dönüş bir tavaf yapmaktadır.
Bu dönüşün neden soldan başladığının ve neden 7 sayısı olduğunun dahi elbet bir anlamı vardır. Kabe dünyanın merkezi dense de bunun maddi anlamdan daha çok manevi anlamda bir merkez olduğunu düşünmek daha mantıklıdır. Kâbe, aracısız direk olarak Allah’ın tecelli merkezi olduğundan ve insanda merkez de kalp olduğundan, manevi irtibatın daha sağlıklı olması için kalbin yakınlığını vesile kılarak her daima merkeze daha da yakınlaşmaktır.
Bu dönüş mana aleminde her bir dönüşte Arş-ı Ala’ nın bir katına daha yükselmeyi sağlar. 7 şaft tamamlandığında aynı zamanda 7. Kat semada Arş-ı Ala da bulunan Beytulma’mur’a erişmek ve meleklerle manevi irtibat kurarak onlarla tavafın cem’inde bulunmaktır.
Bu sebeple tavafın bu anlamını tefekkür edebilse tavaf yapanlar sessiz ve derinden nelerin gerçekleştiğini anlayabilse, gerçekten çok ama çok önemli sırlara erecektir. Tavafta istenen disiplin ve kalbi derinlik bu hali yaşayabilmek içindir. Ama maalesef bu hali yakalayabilen azdır. Çünkü mana iklimine engel olan nefsi davranışlar, dünyevi meşguliyet ve gafletler buna engel olmaktadır. Biz bunu öğrendik vesselam.
Bizim size aktardığımız sırlara, bilinen maksatlardan biri demek daha sağlıklı olacaktır. En doğrusunu bilen Allah’tır.
Şimdi de Beytulma’mûr hakkında bilgi aktaralım:
Rivayet edilir ki Allah’ın meleklerinin tavaf ettiği ve Kâbe’nin tam da izdüşümünün bulunduğu yerde Beytulma’mûr diye adlandırılan bir Kâbe daha bulunmaktadır.
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinden bu konuda bilgi paylaşmak isteriz.
“Beytülma’mûr ile ilgili olarak Hz. Peygamber’den çeşitli hadisler rivayet edilmiştir. Bu hadislere göre Resulüllah’a miraç esnasında beytülma’mûr gösterilmiştir. Burası “yedinci semada melekler için inşa edilmiş, bir gelen bir daha gelmemek üzere her gün 70.000 meleğin ziyaret edip ibadette bulunduğu bir mâbeddir”
Hz. Ali’nin de bir soru üzerine beytülma’mûru, gökte bulunan ve Kâbe’nin yerdeki kutsiyetine benzer bir kutsiyete sahip olan, her gün 70.000 meleğin ziyaret edip namaz kıldığı, bir diğer adı da durâh olan bir yer, bir mescid olarak tanımladığı rivayet edilmektedir (Taberî, XXVII, 10).
Tasavvufî eserlerde beytülma’mûr’un zahiri ve bâtıni olmak üzere iki delâleti olduğu kabul edilmektedir. Zahirî delâleti, yedinci semada melekler tarafından mamur hale getirilen bina, bâtıni delâleti ise Hakk’ın tecelli ederek mamur eylediği mümin kalbidir.” (İslam Ansiklopedisi)
(Devam edecek…)
Uğur Kepekçi




