Umre hakkında bir muhasebe -9-

Tavaf ile alakalı gönlümüzde ve zihnimizde oluşan bilgileri paylaştık. Bu makalemizde de umrenin diğer şartı olan Sa’y hakkında bilgileri paylaşalım istedik.

Hac ya da umre için tavaf yapıldıktan hem en sonra Mescid-i Haram’ın doğu tarafında bulunan Safa ve Merve tepeleri arasında gidip gelinerek yapılan bir eylemdir. Safa tepesinden başlanır ve 4 kez gidilir ve 3 kez dönülür. Sa’y, bu şekilde yapılır.

Umre için ihrama girildiği için tavafın arkasından Sa’y yapıldıktan sonra saçımızı keserek ihramdan çıkış sağlanır. Saç kesmek ölüm halinden hayata dönüş ya da öldükten sonra tekrar dirilişi temsil eder.

Bu ibadetin aslı, arayış ve tefekkür eksenlidir. Önce bunun hikâye kısmını anlatalım:

Hz. İbrahim Allah’tan aldığı emir gereği Hz. Hacer ile çok küçük bir bebek olan Hz. İsmail’i şimdiki Kâbe’nin bulunduğu yere bırakır ve gider. (Henüz Kâbe yeniden inşa aşamasında değildir.)

Bir zaman sonra Hz. Hacer’in yanında bulunan yemek ve su biter. Açlıktan sütü kesilir. Bu sebeple en azından bir miktar su bulmak amacıyla yakında buluna Sefa ve Merve tepeleri arasında arayışa koyulur.

Sefa Merve arasındaki eğimli vadide arada bir küçük tepe daha vardır. Tam orada Hz. İsmail’i göremediği için tam da orayı koşarak bir an önce geçmeye çalışır. Sefa ve Merve tepesi arasında geliş ve gidiş 7 defa tekrarlanır. Tam Merve tepesine geldiğinde arayışının son bulduğu dualarının kabul olduğunu an gerçekleşir.

Allah u Teâlâ Cebrail Aleyhisselam’ı vesile kılarak tam da İsmail (a.s.)’ın yanında bir su yaratır. Bunu gören Hz. Hacer, koşarak gelir ve bu su o kadar şiddetli fışkırıyordu ki ona ‘dur dur’ anlamına gelen zemzem deyince su akışı yavaşlar. Zemzem kıvam ve içim olarak diğer sulardan farklı birçok özelliğe sahiptir. Yapılan incelemelerde anne sütünün taşıdığı mineralleri taşımaktadır.

Hz. Hacer validemizin bu samimi arayışı ve teslimiyeti bundan sonra hac ve umre ibadetlerinin bir şartı olarak kalacak ve kıyamete kadar bu ibadetin bir parçası olacaktır.

İşte hac ve umre ibadetinde Sefa ve Merve tepesi arasındaki eyleme Say’ denmiştir. Hz. Muhammed’e umre ve hac ibadetinde bu ibadet şekli emredildiğinde bazıları itiraz etmiştir. Çünkü burada puta tapanlarda Sefa ve Merve tepelerine putlar yerleştirir onlar arasında geliş gidişlerle tapınmalarını yerine getirirlerdi. Bunun üzerine yüce Allah ayetle bunun putperestlerinkinden farklı bir şey olduğunu şöyle beyan eder:

“Şüphe yok ki, Safa ile Merve Allah’ın koyduğu nişanlardandır. Her kim Beytullah’ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir.” (Bakara / 158)

Buradaki yürüyüş, arayış tefekkür ve teslimiyetin Hz. Hacer’in teslimiyetini bizlere hatırlatır. Hatta onun koştuğu bölge dahi yeşil ışık denen işaretli bölgede ihmal edilmemiş. Oradan geçerken erkek umrecilerin koşması istenmiştir. (kolaylaştırmak sebebiyle kadınlar bundan muaf kılınmıştır) Burada her haliyle Hacer olunması ve Hacer’e benzemek hedeflenmiştir.

Şimdiler bu arayış ve yürüyüş esnasında bağırıp çağırıp koşmakla meşgul olan misafirlerin pek azının buradaki meselenin farkında olduğunu görüyoruz. Arayış, Sefa Merve’de başlar her nefes hayatta devem eder.

Hz. Mevlana arayışın kıymetini çok güzel ifade eder: “Her arayan bulamaz, lakin bulanlar arayanlardır.”

Bulmak için lazım hem de bıkmadan, usanmadan, durmadan aramak gerekir vesselam.

“Hacer gibi ara sen de derinde

Belki bulursunuz günün birinde” (Nazarî)

Bu makalemizle birlikte bu yazı dizimiz sona erdi. İnşallah kendi şahsi sitemizde “Umre Analizi” olarak daha derli toplu yayınlayacağız.

Önerilen Makale

Emanet ehline verilmezse adalet elden gider

Kamuoyuna yansıyan atama tartışmaları, liyakatten uzak mülakatlar, yargı kararlarına yönelik çelişkili uygulamalar ve ekonomik düzenlemeler …