Değerli dostlar,
Bir toplumun geleceğini anlamak istiyorsak önce ailesine bakmalıyız. Çünkü aile, insanın hayata gözlerini açtığı, ilk değerlerini öğrendiği, sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı ve sorumluluğu tanıdığı ilk eğitim yuvasıdır. Toplumun temelini oluşturan aile, aynı zamanda inancın, ahlakın ve kültürel değerlerin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan en önemli kurumdur.
İslam inancında aile, yalnızca aynı çatı altında yaşamak değildir. Eşlerin birbirine emanet olduğu, çocukların sevgi ve merhametle yetiştirildiği, hak ve sorumlulukların gözetildiği kutsal bir birlikteliktir.
Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Kendileriyle huzur bulasınız diye sizin için kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (Rûm Suresi, 30/21)
Bu ayet, aile hayatının temelinde sevgi, merhamet ve huzurun bulunduğunu açıkça ortaya koyuyor. Demek ki aileyi ayakta tutan yalnızca maddi imkânlar değil, eşlerin birbirine gösterdiği anlayış, sadakat ve Allah’ın koyduğu ölçülere bağlılıktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) de aile içindeki sorumluluğu şöyle ifade ediyor:
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çobandır ve yönettiklerinden sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın da kocasının evinin ve çocuklarının çobanıdır ve onlardan sorumludur.” (Buhârî, Cum’a, 11; Müslim, İmâre, 20)
Bugün aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunları yalnızca bireysel tercihlerle açıklayamayız. Geçim sıkıntısı, işsizlik, iletişimsizlik, sorumluluk duygusunun zayıflaması ve ahlaki değerlerden uzaklaşma aile hayatını doğrudan etkiliyor.
Ailede başlayan sevgisizlik, ilgisizlik ve sorumsuzluk zamanla toplumsal ilişkilere de yansıyor. Çocukların aileden alamadığı değerleri başka çevrelerde araması, toplumun geleceği açısından ciddi bir tehlikedir.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nde ortaya koyduğu sosyal devlet anlayışı, aileyi ekonomik bakımdan desteklemeyi de esas alır. Vatandaşlık maaşı, ev hanımı maaşı ve çocuk maaşı gibi projeler, aile bireylerinin ekonomik güvenceye kavuşmasını ve aile içindeki emeğin değer görmesini hedefler.
Unutmayalım ki aileyi korumak, yalnızca bugünün insanını değil, yarının toplumunu da korumaktır. Güçlü aileler, ahlaklı nesillerin ve huzurlu bir toplumun temelidir.
Aileyi ihmal eden bir toplum, aslında kendi geleceğini ihmal etmiş olur.
Devam edecek…
Uğur Kepekçi




