Geçmişten bugüne bir muhasebe -7- Evlilikte sorumluluk ve sadakat

Değerli dostlar,

Aile, sevgi, güven, sadakat ve sorumluluk üzerine kurulan en önemli toplumsal kurumdur. Evlilik ise iki insanın hayatlarını birleştirerek birbirlerinin haklarını gözetme ve ortak bir gelecek kurma sözüdür. Ancak evliliğin devamı yalnızca sevgiye değil, karşılıklı anlayışa ve sorumluluk bilincine de bağlıdır.

Bugün eşler arasındaki iletişimsizlik, sadakat duygusunun zayıflaması, karşılıklı saygının azalması ve ekonomik sıkıntılar aile huzurunu tehdit etmektedir. En küçük anlaşmazlıkların büyütülmesi, konuşmak yerine suskunluğun tercih edilmesi ve eşlerin birbirini anlamaya çalışmaması zamanla ciddi kırgınlıklara yol açmaktadır.

Yüce Allah evlilikteki temel ölçüyü şöyle bildirmektedir:

“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rûm, 30/21)

Bu ayet, evliliğin temelinde huzur, sevgi ve merhametin bulunduğunu göstermektedir. Eşler birbirlerinin rakibi değil, hayat yolculuğunun ortağıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:

“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım!” (Tirmizî, Menâkıb, 63; 3895)

Bu hadis bize insanın ahlakının en önemli sınavlarından birinin ailesine karşı davranışları olduğunu hatırlatmaktadır.

Sadakat ve karşılıklı güven

Sadakat yalnızca eşini aldatmamak değildir. Verilen sözün arkasında durmak, aile sırlarını korumak, zor zamanlarda eşinin yanında olmak ve onu başkalarının yanında küçük düşürmemek de sadakatin gereğidir. Gizli ilişkiler, güveni zedeleyen davranışlar ve sosyal medya üzerinden kurulan uygunsuz yakınlıklar evlilikte ciddi yaralar açabilir.

Erkek de kadın da birbirinin hakkını gözetmeli, sorunları hakaret ve kırgınlıkla değil, konuşarak çözmeye çalışmalıdır. Hiçbir anlaşmazlık şiddeti haklı gösteremez. Aileyi korumak, bir tarafın haksızlığa katlanması anlamına gelmez.

Evlilikte ortak sorumluluk

Evin geçimi, çocukların yetiştirilmesi ve günlük hayatın yükü yalnızca bir kişinin omuzlarına bırakılamaz. Eşler birbirine destek olmalı, çocuklarına karşı ortak sorumluluk üstlenmelidir.

Unutmayalım ki evlilik, iki insanın birbirinden sürekli fedakârlık beklediği değil, birbirine karşı sorumluluk taşıdığı bir birlikteliktir. Sevgi emekle, sadakat güvenle, huzur ise karşılıklı anlayışla yaşatılır.

(Devam edecek…)

Önerilen Makale

Geçmişten bugüne bir muhasebe -3- Geleneklerin hatırlattığı değerler

Toplumlar yalnızca kanunlarla ve kurallarla ayakta kalmaz. Ortak hatıralar, inançlar, değerler ve kuşaktan kuşağa aktarılan …