Dünya malı hakkında doğru bilgiye ulaşmak, ona değeri kadar kıymet vermek ve onun insan hayatının devamını sağlayan bir nimet olduğu kadar ahiret yurdumuzdaki yerimizi hazırlamak bakımından da bir imtihan vesilesi olduğunu unutmamak gerekir. İnsan dünyada kazanmak için çalışır. Fakat asıl mesele yalnızca ne kazandığı değil, kazandığı şeyin kendisine ne yaptığıdır. Mal insanın elinde olduğu sürece nimet; kalbine yerleştiğinde ise imtihanın …
DevamıUmre: Bir ibadetten daha fazlası
Umre, yalnızca Kâbe’yi ziyaret edip tavaf yapmak, sa’y etmek ve birkaç ibadeti yerine getirmekten ibaret değildir. Umre, insanın Allah’a yönelişini yenilediği, gönlünü muhasebe ettiği ve hayatına yeni bir istikamet vermesi gereken müstesna bir ibadettir. Mukaddes beldelere adım atan insan, aslında Hz. Âdem’den (a.s.) bugüne kadar uzanan büyük bir tarihî ve manevi mirasın içine girer. Kâbe, Hz. Âdem’den (a.s.) itibaren tevhidin …
DevamıCuma Mescidi: Müslümanların parayla imtihanı
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan orada yalnızca tarihin izlerini görmez; kendi hayatını da sorgular. Cuma Mescidi de böylesi müstesna mekânlardan biridir. Cuma Mescidi, Rânûnâ Vadisi’nde, Benî Sâlim yurdunda, Hz. Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) hicret sırasında ilk Cuma namazını kıldırdığı yerde bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.a.), Kubâ’dan Medine’ye doğru hareket ederken Cuma vakti girince burada durmuş, hutbesini irat etmiş ve Cuma …
DevamıUMRE İBADETİNDE TAVAF-SAY-MEDİNE ZİYARETLERİYLE ALAKALI BİLGİLER / ANALİZ (GENİŞLETİLMİŞ)
Rabbime sonsuz şükürler olsun ki, ömre bedel bir umre ibadetini daha eda etmeyi nasip etti. Kutsal topraklarda geçirilen yirmi günün ardından, bedenimizle birlikte gönlümüzde biriktirdiklerimizle memleketimize döndük. Şimdi sıra, her ciddi işin sonunda yapılması gereken o kaçınılmaz muhasebede. Zira insan, yaptığı her işin ardından bir durup düşünmeli; ortaya konan emeğin, çekilen zahmetin kendisine ne kazandırdığını ya da neleri eksik bıraktığını …
DevamıMescid-i Kıbleteyn: Yönümüzü Allah belirler
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan orayı ziyaret ettiğinde yalnızca bir tarihî hadiseyi hatırlamaz; o hadisenin kendi hayatına söylediği mesajı da düşünür. Mescid-i Kıbleteyn böyle müstesna mekânlardan biridir. Bugün “iki kıbleli mescit” olarak bildiğimiz bu mekânın ilk adı Benî Selime Mescidi idi. Kıblenin değişmesi hadisesi burada yaşandığı için zamanla Mescid-i Kıbleteyn adıyla anılmaya başlanmıştır. Kıblenin değişmesi Rivayetlere göre Peygamber …
DevamıMescid-i Kubâ: İlk adımın bereketi
Medine-i Münevvere’de bazı mekânlar vardır ki insan oraya yalnızca bir ziyaretçi olarak gitmez. O mekânın taşıdığı hatırayı, manayı ve mesajı da gönlüne almaya çalışır. Mescid-i Kubâ işte böyle mübarek bir mekândır. Peygamber Efendimiz (s.a.a.), Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde Medine’ye ulaşmadan önce Kubâ’da konaklamış ve burada bir mescit inşa edilmiştir. Böylece Kubâ, İslam tarihinin ilk mescidinin yükseldiği yer olarak müminlerin hafızasında …
DevamıUhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı
Umre yolculuğu, insanı yalnızca Kâbe-i Muazzama’ya değil, İslam’ın yaşanmış tarihine ve gönüllerde iz bırakmış mübarek mekânlara da götüren bir yolculuktur. Mekke-i Mükerreme’de Kâbe’nin huzurunda Allah’a yönelen gönül, Medine-i Münevvere’ye ulaştığında Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) hayatının izleriyle buluşur. Mescid-i Nebevî, Ravza-i Mutahhara, kabr-i şerif, Cennetü’l-Bakî derken Medine ziyaretinin bir başka önemli durağı da Uhud’dur. Uhud’a gidildiğinde insan, artık sadece bir dağa bakmaz. …
DevamıVefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı
Umre, yalnızca Kâbe’yi tavaf edip sa’y yapmakla tamamlanan bir ibadet değildir. İnsan Mekke’de Beytullah’ın huzurunda Rabbine yönelirken, Medine-i Münevvere’de bu kulluğun gönül ve muhabbet boyutunu daha derinden yaşamaya başlar. Mescid-i Nebevî’nin huzurundan Cennetü’l-Bakî’ye uzanan ziyaretler de işte bu manevi bütünlüğün önemli bir parçasıdır. Cennetü’l-Bakî’ye giren insan önce sessizliği fark eder. Fakat bu sessizlik boş değildir. Sanki toprak, asırlar boyunca taşıdığı …
DevamıRavza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya
Medine-i Münevvere’ye gelen bir mümin için Mescid-i Nebevî’nin her köşesi ayrı bir anlam taşır. Fakat burada iki mübarek makamı birbirinden ayırarak anlamak gerekir: Ravza-i Mutahhara ve Kabr-i Şerif. Ravza-i Mutahhara, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) evi ile minberi arasındaki mübarek bölgedir. Kabr-i Şerif ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) medfun bulunduğu yerdir. Aynı mescidin içerisinde bulunmalarına rağmen, taşıdıkları anlam ve fazilet bakımından birbirinden farklıdır. …
DevamıMedine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu
Umre yolculuğu, insanın hayatında sıradan bir yolculuk değildir. Bu yolculukta insan, yalnızca bir mekândan başka bir mekâna gitmez; gönlünü de beraberinde taşıyarak mukaddes beldelere doğru yola çıkar. Kâbe-i Muazzama’nın heybeti karşısında Allah’ın huzurunda olduğunu hisseden mümin, Medine-i Münevvere’ye ulaştığında ise gönlünü Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) huzuruna yöneltir. Mekke’de Kâbe vardır; Medine’de ise Peygamber Efendimiz’in (s.a.a.) hatırası, mübarek mescidi ve kabr-i şerifi …
Devamı
Uğur Kepekçi