Bugün herkesin bir “bakış açısı” var. Herkes konuşuyor, yorum yapıyor, hüküm veriyor. Fakat kimse şu soruyu sormuyor: Mesele gerçekten bakış açısı mı, yoksa bakış ahlâkı mı? Çünkü yaşadığımız tartışmalar, fikir ayrılığından çok niyet ayrılığına benziyor. Aynı veriye bakıyor, aynı haberi okuyor, aynı gelişmeyi izliyoruz; ama vardığımız sonuçlar birbirine zıt.
Aynı olaya bakan insanların bu kadar farklı hükümler vermesi sadece düşünce çeşitliliğiyle açıklanamaz. Artık hakikati aramıyoruz; haklı çıkmayı arıyoruz. Muhasebe yapmak yerine savunma refleksiyle konuşuyor, anlamaya çalışmak yerine konum almaya çalışıyoruz. Bu da bizi ortak zeminden her geçen gün biraz daha uzaklaştırıyor.
Oysa bakmak masum bir fiil değildir. Bakışın da bir ahlâkı vardır. Niyetle şekillenir, kalple yön bulur. Öfkeyle bakanın gördüğü her şey tehdit, korkuyla bakanın gördüğü her şey krizdir. Kibirle bakan yalnızca kendini görür; merhametle bakan ise insanı görür. İşte asıl ayrım burada başlar.
Bugün toplumsal dilin sertleşmesi, farklı fikirlerin çoğalmasından değil; bakış ahlâkının zayıflamasındandır. Herkes kendi penceresinden konuşuyor ama kimse pencerenin camını temizlemeyi düşünmüyor. Ön yargılarla kirlenmiş bir zihinle bakıp manzaranın bozuk olduğuna hükmediyoruz. Oysa kir çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.
Üstelik bu durum yalnızca siyasetle sınırlı değil. Aile içinde, iş hayatında, akademide, hatta dinî meselelerde bile aynı sorunla karşılaşıyoruz. Dinleyen değil, cevap vermek için bekleyen bir toplum hâline geldik. Karşımızdakini anlamak yerine onu kategorize ediyoruz. Bu da hakikatin üzerini örtüyor.
Bakış açısı savunulabilir; bakış ahlâkı ise inşa edilmek zorundadır. Eleştiri değerlidir ama adalet duygusu yoksa eleştiri yıkıma dönüşür. Hakikati söylemek önemlidir; fakat merhametten kopuk bir hakikat insanı ıslah etmez, sadece yaralar.
Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey daha yüksek sesle konuşmak değil; daha temiz bir kalple bakmaktır. Önce anlamaya çalışmak, sonra hüküm vermek. Önce kendimizi sorgulamak, sonra başkasını eleştirmek.
Çünkü değişmeyen gerçek şudur:
Bakış ahlâkı olmayanın fikri de kirlenir. Ve insan, eninde sonunda ne ise onu görür.
Uğur Kepekçi




