Umre hakkında bir muhasebe -5-

Bu yıl umre ibadeti için Kâbe’de farklı organizasyonlarla gelen dostlarla karşılaştık. Kendileriyle de birlikten tavaf yaptık. Tavaf esnasında onlara bazı bilgiler vererek bazı özel duaların nerede okunması gerektiğini nasıl davranmak gerektiğini anlatınca dostlarım benden bunları yazılı hale getirmemi istediler. Bu makalemizde de bu bilgilerden bir kısmını yazmaya çalışacağım.

Değerli dostlar!

Bir işi bilerek ve hissederek yapmakla o işin amacına ve tadına varabilirsiniz. Kâbe etrafındaki tavaf da bilgiyi ve yaşamayı gerektiren bir ibadettir.

Tavafa başlarken “Yarabbi bu tavafı bana kolaylaştır ve kabul eyle” diye dua edip Hacerül Esved köşesinde selamlamayla başlanılması işin niyetle amel boyutunun birleştirmektir. Neyi neden ve nasıl yapacağının şuuruna ererek tavafa başlamaktır.

Bismillahi Allahu ekber; “Allahümme imanen bike ve tasdîkan bi-kitâbik ve vefâen bi-ahdike ve ittibâen li-sünneti nebiyyike Muhammed’in sallallahu aleyhi ve sellem.” (Allah’ım, sana iman ederek, kitabını tasdik ederek, sana verdiğim ahdime vefa göstererek ve Peygamberin Muhammed’in sünnetine uyarak tavafa başlıyorum.) Diye dua etmek ve selamlamak bunun içindir.

Buradaki ahde vefa ruhlar aleminde Rabbimizin “ben sizin rabbiniz değil miyim?” hitabına ruhlar olarak ‘evet sen bizim rabbimizsin’ sözünün teyidi anlamına gelmektedir.

Hemen başlangıçta Kâbe’nin kapısıyla karşılaşırsınız. Hacerül Esvad köşesinin yanında duaların geri çevrilmeyeceği Mültezem bölgesinde

“Subhânallâhi ve’l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

“Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.” Diyerek onun şanını yüceltiyorsunuz.

Mültezem ile Hacerül Esved köşesi arasında Kâbe’nin kapısıyla karşılaşınca “Ya Fettah Ya Rezzak Ya Alim Ya Kerim Ya Allah” demek çok önemlidir.

Ya Fettâh: Ey bütün kapıları açan, zorlukları çözen, fetheden Allah

Ya Rezzâk: Ey rızık veren, maddi-manevi her türlü rızkı ihsan eden Allah

Ya Alîm: Ey her şeyi bilen, gizliyi ve açığı bilen Allah

Ya Kerîm: Ey çok cömert, ikramı bol Allah.

Ya Allah: Ey her ismi ve sıfatı kendinde toplayan yüce Allah.

Bütün olarak manası: “Ey kapıları açan, rızık veren, her şeyi bilen ve sonsuz cömert olan yüce Allah!”

Bu zikirle birlikte genellikle; rızıkta genişlik, ilmin artması, sıkıntıların açılması, kalbin ferahlaması talep edilmektedir.

Bir adım sonra Makamı İbrahim denen bölgeye gelinir. Burada okunacak en faziletli dua şudur:

“Allahümme inna hazel beyte beytuk. Vel harame haramuk. Vel abde abdik. Vel emne emnük. Vel abde abdük ve ene abdüke vebnü abdik.”

(Allah’ım bu Mukaddes ev senin evindir. Bu harrem senin haremindir burası senin güvenli kıldığın yerdir. Kullar ise senin kulundur ben de senin bir kulunum. Beni de esenliğe kavuştur) duasıyla Allah’tan maddi manevi esenlik istenir.

Bu arada Rüknü Irak-i denen Hicr-i İsmail’in başlangıç bölgesine gelmiş olursunuz. Burası Kâbe’nin içinden sayılır. Burada Hz. İsmail ve Hz. Hacer validemizin mezarının olduğu rivayet edilir. Burada tövbe ile alakalı ayet ya da dualar tercih edilir. Peygamberimizin tam bu bölgede “Allahümme ecirni minen nâr “(Allahım beni cehennem ateşinden koru) diye dua ettiği söylenir.

Bir sonraki köşe rüknü Şam-î denen köşedir. Burada tavafın kabulü hakkında dualar ve salli barik salavatları okumak daha faziletlidir. Fatiha suresini okumak da çok faziletlidir. Önünüzde Rükn-i Yeman-i Köşesi vardır.  Bu köşe Hz. Ali Efendimizin doğumu için yarılan köşedir. Hz. Ali’nin annesi doğum sanıcı tutunca Allah o köşeyi ona açarak içeriye girer ve Hz. Ali’nin doğumu burada gerçekleşir. Dünyada Kâbe içerisinde doğma şerefine layık görülen tek kişi Hz. Ali efendimizdir. 

Rüknü Yemanî denen köşeye gelirken “Allahümme ente’sselâm ve minke’sselâm tebârekte  yâ ze’lcelâli ve’l-ikrâm.”

(Allah’ım sen selamsın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikrâm sâhibi sen münezzehsin, sen yücesin) demek de faziletlidir.

Rüknü Yeman-î köşesinde elinizle selamlarken “bismillah Allahu ekber deyip allahumme salli ala muhammedin ve ala ali muhammed”

(Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine salât (dua, rahmet ve bereket eyle) demek gerekir.  bundan sonra Hacerül Esvad köşesine kadar “Rabbena atine fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten vekina azabennar ve ethilnel cennete meal ebrar” (Allahım bana dünya iyilik ver ahirette de iyilik ver. Beni iyilerle birlikte cennetine koy) duaları okunur. Ulaşan rivayette bu arada dualarınıza amin demekle görevli melekler her an mevcuttur.

Her şafta (dönüşe) başlarken yine Hacerul Esved’e selam verilir ve bu dualarla devam edilebilir. Elbette bunların yanında başka dualar da okunur hiçbir şey bilmeyenler bildikleri şekilde gönül diliyle Rabbiyle sohbet eder. Önemli olan yapılan işin bilincine ererek yapılandır.

Bizler çeşitli sohbetlerden ve çeşitli eserlerden derlediğimiz kendimizin de sürekli yaptığımız, feyz ve muhabbetine eriştiğimiz dualar ve eylemler bunlardır. Dostların isteği üzerine bunu sizlerle paylaştık. Rabbim nasibimizi ve muhabbetimizi artırsın. Âmin.

(Devam edecek…)

Önerilen Makale

Emanet ehline verilmezse adalet elden gider

Kamuoyuna yansıyan atama tartışmaları, liyakatten uzak mülakatlar, yargı kararlarına yönelik çelişkili uygulamalar ve ekonomik düzenlemeler …