Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiye -7-

Prof. Dr. Haydar Baş’ın Rahmetenlilalemin eserinden bu konuda derlediğimiz bilgilerin son kısmını da paylaşarak bu makaleyle birlikte reddiyemizi tamamlayalım:

Peki, zayıf ve meçhul rivayetlere dayanılarak yapılmak istenen nedir?

İslam araştırmacılarına göre Ebu Tâlib’e yapılan bu haksızlığın sebebi, Ben-i Ümeyye’nin Hz. Ali’ye olan düşmanlığıdır. Muhalifleri, Ali’ye (r.a.) dil uzatamayınca babasına saldırma yoluyla Hz. Ali’nin makamına gölge düşürmeye çalışmışlardır.

Allah’ın Sevgilisi, Ebu Tâlib’in vefatından üç gün gibi kısa bir süre sonra da hanimi Hz. Hatice’yi kaybetti. Teslimiyeti, itaati muhabbet ve merhametiyle Allah Resulü’nün kalbinde taht kuran Hz. Hatice’yi kaybetmek, Allah Resulü’nü derin bir teessüre boğdu. Ona karşı müstesna bir sevgisi vardı. En büyük destek ve tesellicisi idi. Vefatından sonra dahi onu hiçbir zaman unutmadı ve rahmetle andı. Öyle ki, Hz. Aişe, hayatta olmadığı hâlde en çok Hz. Hatice’yi kıskandığını itiraf etmiştir. Allah Resulü’nün su sözü onun indallahda ve Mü’minlerin gönlünde ne kadar ulvi bir yeri olduğuna delalet eder: “Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı İmran’ın kızı Meryem idi. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı da Hatice’dir.”

Doğmadan önce babasını, altı yaşındayken de annesini kaybederek öksüz ve yetim kalan Allah Resulü, amcasını ve hanımını kaybetmekle belki de ikinci kez öksüz ve yetim kalmıştı. Yüklendiği bu çile ve hüzün dolu hadiselerden ötürü bu yıla ‘Hüzün Yılı’ denmiştir.

(Prof. Dr. Haydar Baş / Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed / Genişletilmiş 17. Baskı / 1. Cilt / Sayfa 267-275)

Sonuç:

Ne garip tecellidir ki bu zihniyette olanlar, Muaviye ve Yezit gibi Allah’ın, Peygamberin ve Ehl-i Beyt’in düşmanı olan ömürleri boyunca Peygamber soyuna dünyayı dar eden katilleri cennete sokmak için binbir bahane uydurmaktaki maharetlerini Hz. Ebu Talip için kullanamamaktadırlar.

Hâlbuki Ebu Talib, Peygamberin (s.a.a.) çocukluğundan itibaren ona hamilik eden, onu evinde ve kucağında yetiştiren, ikinci anam dediği Hz. Fatıma Bint Esed ‘in kocasıdır.

Hz. Ali Aleyhisselamın babası Ebu Talib bütün ömrü peygambere hizmetle geçirdiği ve iman ettiğini peygamber lehine gizlediği için onun iman etmediğine ve ateşte yanacağına deliller uydurmakla uğraşmaktadırlar.

Araplarda kabilecilik din gibi kutsal bir gelenekti. Bu sebeple Peygambere iman ettiğini gizleyerek onu kabilecilik anlayışından dolayı koruma kalkanına almıştır. Bu ilahi tecelliyi görmeye çalışmak yerine onun temiz cefakâr vefakâr bir iman ehli olduğunu kabul etmeyenler yarın huzuru mahşerde hesapta zorlanacak ve belki de cehaletleri ve kör inatları yüzünden cezaya çarptırılacaktır.

Son sözümüz şu olsun: Ebu Tâlib’in iman etmediği zannına kapılanlar, cehaletten ve kör inadından bir an önce dönüp onun pak ruhundan özür dilesinler.

Hatırlatmak ve gayret bizden, tercih sizden, hidayet Allah’tandır. Vesselam…

NOT: ANALİZİN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN LİNK

https://ugurkepekci.com.tr/wp-admin/post.php?post=5466&action=edit

Önerilen Makale

Ebu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiyye -3-

Prof. Dr. Haydar Baş Ebu Talip hakkında Azerbaycan’daki tez hocasının tavsiyesi üzerine araştırma yapar ve …