23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bu yıl da yurdun dört bir yanında coşku ve gururla kutlandı. Ancak bu büyük bayramın en anlamlı ve en içten yansıması yine çocukların yüzünde hayat buldu. Ellerinde Türk bayrakları, kimi zaman da Mustafa Kemal Atatürk’ün posterleriyle sokakları dolduran çocuklar, sadece bir bayramı değil, aynı zamanda bir milletin geleceğe olan inancını temsil ediyordu. Gözlerindeki ışıltı, kahkahalarındaki saflık, bu toprakların yarınlarına dair en güçlü mesajdı.
Okullarda gerçekleştirilen gösterilerde çocukların neşesi adeta dalga dalga yayıldı. Renkli kıyafetleriyle sahneye çıkan minikler, söyledikleri marşlarla okudukları şiirlerle yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda milli birlik ve beraberliğin en güzel tablosunu ortaya koydu. Bu bayramın çocuklara armağan edilmesinin ne kadar derin bir anlam taşıdığı bir kez daha hissedildi. Çünkü bu coşku, sadece bugünün değil, yarının da teminatıydı.
Bayramın en anlamlı duraklarından biri ise yine Anıtkabir oldu. Sabahın erken saatlerinden itibaren akın akın gelen vatandaşlar; çocuklarıyla, aileleriyle, gençleriyle ve yaşlılarıyla birlikte Ata’nın huzuruna çıktı. Kimi elinde çiçek, kimi bayrak, kimi ise sadece minnet dolu bir yürekle oradaydı. Bu ziyaretler, bir anma olmanın ötesinde, geçmişe duyulan saygının ve geleceğe verilen sözün ifadesiydi.
Özellikle çocukların Anıtkabir’deki heyecanı görülmeye değerdi. Küçük adımlarla çıktıkları o merdivenlerde aslında büyük bir bilinç taşınıyordu. Rehberlerini dikkatle dinleyen, Ata’nın hayatını öğrenmeye çalışan o minik yürekler, bu milletin değerlerine ne kadar bağlı yetiştiğinin en açık göstergesiydi. Bayramın gerçek anlamı da işte tam burada saklıydı: Geçmişi unutmadan geleceği inşa etmek.
23 Nisan’ın ardından geriye kalan sadece bir günün hatırası değil, aynı zamanda bir milletin ortak duyguları oldu. Çocukların neşesiyle birleşen milli ruh, toplumun her kesimini bir araya getirdi. Bu tablo, bize bir kez daha şunu hatırlattı: Bir milletin en büyük gücü, değerlerine sahip çıkan ve bunu yeni nesillere aktarabilen fertleridir.
Bayramları vesile kılarak çocuklarımıza kurtarıcımız ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek almayı öğretmek, onu yeni nesillere daha doğru ve güçlü bir şekilde anlatmak ve çocuklarımızın Atatürk gibi düşünebilen bireyler olarak yetişmesinin önünü açmak artık bir tercih değil, bir sorumluluktur. Çünkü güçlü bir gelecek, ancak doğru rol modellerle yetişen nesillerin omuzlarında yükselecektir.
Uğur Kepekçi




