MEM merkezli değişim artık mecburiyettir

Türkiye uzun zamandır bir arayışın içindedir. Ekonomik sıkıntılar, adalet duygusundaki aşınma ve gençlerin geleceğe dair umutlarını yitirmesi; bu arayışın artık ertelenemez bir noktaya geldiğini göstermektedir. Sorunlar artık gizlenemeyecek kadar derinleşmiş, çözüm ise yalnızca dile getirilmekle kalmış, hayata geçirilememiştir.

Bugün gelinen noktada mevcut siyasi düzenin Türkiye’ye yeni bir yol açamadığı ortadadır. Yıllardır aynı isimler, aynı söylemler ve aynı yöntemlerle siyaset yapılmakta; fakat ortaya çıkan tablo değişmemektedir. Çünkü değişmeyen bir anlayıştan, değişen bir gelecek çıkmaz. Bu nedenle mesele artık bir tercih değil, doğrudan bir zorunluluk haline gelmiştir.

Türkiye’nin ihtiyacı; günü kurtaran politikalar değil, geleceği kuran bir sistemdir. Sadece ekonomik paketlerle değil, köklü bir devlet ve toplum tasavvuruyla hareket edilmesi gerekmektedir. Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu model, üretim ve tüketim dengesini merkeze alan, sosyal adaleti esas alan ve milli egemenliği güçlendiren bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Bu model, bugün yaşanan sorunların geçici değil yapısal olduğunu gösteren önemli bir referanstır.

Bu fikriyatın siyasi zemindeki temsilcisi olan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) ve lideri Hüseyin Baş, Türkiye’de alışılmış siyaset dilinin dışına çıkan bir çizgi ortaya koymaktadır. Hüseyin Baş’ın vizyonu; sloganlara dayanmayan, popülizmden uzak, doğrudan çözüm üreten bir anlayışı temsil etmektedir. Bu yönüyle sadece eleştiren değil, aynı zamanda alternatif üreten bir siyasi aklın ifadesidir.

Bugün toplum değişim isterken, mevcut siyasi yapı bu talebin gerisinde kalmaktadır. Gençler gelecek arayışındayken, yıllardır sahnede olan siyaset aynı döngü içinde devam etmektedir. Bu kopuş, yeni bir siyasi anlayışa olan ihtiyacın neden bu kadar güçlü hissedildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü millet artık aynı yöntemlerle farklı bir sonuç elde edilemeyeceğini görmüştür.

Açık bir gerçek vardır: Eski siyasetle yeni bir Türkiye kurulamaz. Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey sadece kadroların değişmesi değil, zihniyetin değişmesidir. Bu değişimin adı ise nettir: Fikri olan, sistemi olan ve bunu hayata geçirecek iradeyi ortaya koyan bir hareket.

Bugün bu hareket, BTP çatısı altında somut bir karşılık bulmaktadır. Hüseyin Baş, bu anlayışın hem siyasi hem de fikrî temsilcisi olarak Türkiye’nin geleceğine dair yeni bir yol önermektedir. Bu yol, eleştiriyle sınırlı değil; çözümle, planla ve iradeyle şekillenmektedir.

Türkiye artık bir yol ayrımında değil, bir zorunluluk noktasındadır. Ya eski düzenin yorgun siyasetini sürdürmeye devam edecektir ya da yeni bir iradeyle geleceğini yeniden inşa edecektir.

Ve artık gerçek nettir:

Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli merkezli değişim tercih değil, zorunluluktur.

Önerilen Makale

BTP’nin ‘birleşik muhalefet’ çağrısı toplumsal mutabakat çağrısıdır

Bağımsız Türkiye Partisi Sözcüsü Lütfullah Önder’in yaptığı “birleşik muhalefet” çağrısı, Türkiye siyasetinde uzun süredir eksik olan bir …