Hüseyin Baş, ABD-İran anlaşmazlığının perde arkasını aralıyor -1-

İran ile ABD arasındaki bazen çatışma bazen anlaşma bazen belirsizlik durumları yaşanırken Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş, X platformunda yine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Baş, yaptığı değerlendirmede dünyanın artık yalnızca bölgesel krizlerle değil, küresel güç savaşlarıyla şekillendiğini ifade ederek dikkat çekici bir tespitte bulundu. Baş’ın, “Mesele yalnızca İran meselesi değildir. Mesele; enerji yolları, petro-dolar sistemi ve küresel hâkimiyet mücadelesidir” sözleri bugün yaşanan gelişmeleri anlamak açısından oldukça önemli bir çerçeve sunuyor.

Gerçekten de ABD ile İran arasında yaşanan gerilim sadece iki ülke arasındaki siyasi kriz olarak okunamaz. Çünkü bugün dünya ekonomisinin temelini oluşturan dolar merkezli sistem ciddi şekilde sorgulanıyor. Çin’in ekonomik yükselişi, Rusya’nın enerji ve askeri gücü, BRICS ülkelerinin genişleme hamleleri ve milli paralarla ticaretin artması mevcut düzenin sarsıldığını gösteriyor.

Hüseyin Baş’ın özellikle petro-dolar sistemine yaptığı vurgu bu noktada dikkat çekiyor. Zira uzun yıllardır küresel ekonomik düzen büyük ölçüde dolar hâkimiyeti üzerinden yürütüldü. Ancak artık birçok ülke alternatif arayışlara yöneliyor. Bu durum da doğal olarak ABD’nin daha sert politikalar izlemesine neden oluyor.

Baş’ın, “İsrail güdümündeki ABD ise eski gücünü koruyabilmek adına daha sert ve daha saldırgan politikalar izliyor” ifadeleri de son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Ortadoğu’daki her kriz artık sadece bölgesel sonuçlar doğurmuyor; küresel ekonomi, enerji güvenliği ve uluslararası dengeler üzerinde doğrudan etkiler oluşturuyor.

Bu süreçte Türkiye’nin pozisyonu ise ayrı bir önem taşıyor. Çünkü dünya yeni bir dengeye giderken Türkiye’nin eski ezberlerle hareket etmesi mümkün görünmüyor. Hüseyin Baş’ın dikkat çektiği gibi ülkemizin önünde artık iki yol bulunuyor: Ya Batı merkezli ekonomik anlayışlara bağlı kalınacak ya da milli tezlerle yeni dönemin güçlü aktörlerinden biri olunacak.

Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntılar mevcut sistemin toplumun geniş kesimlerine refah üretmediğini açıkça ortaya koydu. Bu nedenle Milli Ekonomi Modeli gibi üretim merkezli ve devletin yönlendirici olduğu alternatif yaklaşımlar her geçen gün daha fazla tartışılır hale geliyor.

Türkiye’nin önümüzdeki süreçte vereceği kararlar yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin kaderini de belirleyecek gibi görünüyor.

(Devam edecek…)

Önerilen Makale

Enflasyonun gerçek kaynağı ve görmezden gelinen yapısal sorun

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde artan enflasyonu küresel gelişmelere ve jeopolitik risklere …