İçinde yaşadığımız 21. yüzyıl, insanlık tarihinin en hızlı dönüşümlerine sahne olan bir dönem olarak farklı isimlerle anılıyor. Kimi buna “bilgi çağı” diyor, kimi “teknoloji çağı”, kimi “özgürlük çağı”, kimi ise “yapay zekâ çağı.” Her tanım, bu çağın bir yönünü tarif etse de bütünü açıklamakta yetersiz kalıyor. Çünkü mesele sadece bilgiye erişimin artması ya da teknolojinin gelişmesi değil; bu araçların insan zihni ve toplum üzerindeki etkisidir. Nitekim …
Devamı‘Kaybolan Değerler’, artan felaketler
Toplumlar yalnızca ekonomik göstergelerle, teknolojik ilerlemelerle ya da siyasi başarılarla ayakta kalmaz. Asıl belirleyici olan, o toplumu bir arada tutan manevi değerlerdir. Yıllar önce Prof. Dr. Haydar Baş’ın öncülüğünde Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarının yurt genelinde düzenlediği “Kaybolan Değerlerimiz” konulu sosyal farkındalık konferansları, bugün yaşadığımız birçok sorunun adeta habercisi niteliğindeydi. O gün yapılan uyarılar, aslında bugünün toplumsal kırılmalarını açıkça işaret ediyordu. Bir toplumda …
DevamıSevgiden mahrum bir neslin geldiği durum
Bir toplumun geleceğini anlamak için sokaklarına değil, çocuklarının gözlerine bakmak yeterlidir. Bugün o gözlerde giderek artan bir öfke, bir boşluk ve en önemlisi bir sevgi eksikliği göze çarpıyor. Okullarda yaşanan şiddet olayları da aslında bu içsel boşluğun dışa vurumundan başka bir şey değildir. Bu tablonun en temel sebeplerinden biri, çocukların anne şefkatinden mahrum bir şekilde büyümesidir. Modern hayatın ekonomik zorunlulukları, …
DevamıAhlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü
Bir toplumun ayakta kalmasını sağlayan sadece ekonomik gücü ya da askeri kapasitesi değildir; asıl belirleyici olan, o toplumu oluşturan bireylerin ahlâk anlayışıdır. Güzel ahlâkın zayıfladığı, değerlerin aşındığı ve insanın vicdani pusulasını kaybettiği bir zeminde, en güçlü sistemler dahi uzun süre ayakta kalamaz. Bugün yaşadığımız birçok sosyal sorunun temelinde de bu sessiz ama derin çöküş yatmaktadır. İnsan, sadece bilgiyle değil; değerle, edep ile …
DevamıBTP’nin uyardığı tehlike: Gençlik elden gidiyor
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan hadiseler, artık münferit olaylar olarak açıklanamayacak bir noktaya gelmiştir. Ortaya çıkan tablo, bireysel öfke patlamalarından ziyade, derin bir toplumsal çözülmenin yansımasıdır. Bu çözülmenin merkezinde ise yönünü kaybetmiş, sistem tarafından yalnız bırakılmış bir gençlik gerçeği durmaktadır. Bağımsız Türkiye Partisi’nin uzun süredir dikkat çektiği “Geleceği Savunmak” perspektifi, tam da bugün karşı karşıya kaldığımız bu tabloyu işaret ediyordu. Sanal bahis ağları, …
DevamıGençliği kaybeden bir sistem ayakta kalamaz
Önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları, artık münferit hadiseler olarak değerlendirilemeyecek kadar derin bir sorunun habercisidir. Bu olaylar, sadece güvenlik zafiyetiyle açıklanamaz; aksine uzun süredir ihmal edilen toplumsal yapının, eğitim sisteminin ve gençlik politikalarının iflas ettiğini açıkça göstermektedir. Okulların bile güvenli alan olmaktan çıktığı bir ortamda, asıl sorgulanması gereken bireyler değil, onları bu noktaya getiren sistemdir. Saldırı sonrasında Bağımsız …
DevamıMirasın taşıyıcısı Hüseyin Baş’ın tarihi misyonu
Bir fikir adamı aramızdan ayrıldığında geriye yalnızca hatıralar kalmaz; eğer o fikirler bir millete dokunmuşsa, bir davaya dönüşmüşse, o fikirler yeni temsilcilerle yoluna devam eder. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın ardından ortaya çıkan tablo da tam olarak budur. Bugün artık mesele sadece bir anma değil, bir devamlılık meselesidir. Ve bu devamlılığın merkezinde bir isim durmaktadır: Hüseyin Baş. Hüseyin Baş’ın omuzlarında yükselen …
DevamıFikirler ölmez, millet sahip çıkarsa dirilir
Türkiye’nin dört bir yanında ve Avrupa’nın çeşitli vilayetlerinde büyük bir vefa, özlem ve coşku ile anılan Prof. Dr. Haydar Baş, aramızdan ayrılışının ardından geçen zamana rağmen yalnızca bir hatıra değil; yaşayan, büyüyen ve nesilden nesile aktarılan bir fikir mirası olarak varlığını sürdürmektedir. Onu anma programlarında dikkat çeken en önemli tablo ise, farklı yaş gruplarından insanların -gençlerden orta yaşa, oradan ileri yaş …
DevamıFikir ölmez, dava yürür: Bir mirasın dirilişi
Bundan altı yıl önce, Prof. Dr. Haydar Baş’ı ebediyete uğurladığımızda, geride kalan yalnızca bir ömür değildi. O gün aslında bir fikir, bir sistem ve insanlığa sunulmuş bir kurtuluş reçetesi daha görünür hale geldi. Çünkü bazı insanlar yaşarken anlatır, bazıları ise vefatlarından sonra daha güçlü konuşur. Prof. Dr. Haydar Baş Hoca da fikirleriyle bugün hâlâ konuşan, hatta çağın krizleri derinleştikçe daha çok …
Devamıİnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir
Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, yalnızca kendi döneminin şartlarına cevap veren bir iktisadi tez olarak kalmamış; bugün insanlığın karşı karşıya bulunduğu savaş, sömürü ve adaletsizlik krizlerine karşı yaşayan bir çözüm manifestosuna dönüşmüştür. Bu modelin en önemli gücü, insanı merkeze alan ahlaki zeminidir. Ekonomiyi yalnız rakamların, piyasaların ve sermaye çevrelerinin alanı olmaktan çıkarıp insan onurunun hizmetine sunan …
Devamı
Uğur Kepekçi