Değerli dostlar, birkaç gündür bu köşede sizlerle buluşamadık. Bunun elbette bir sebebi vardı. Umre ibadetimizi yerine getirmek üzere kısa bir süreliğine kutsal topraklara gittik. Şimdi ise gönlümüzde tarifsiz duygular, dilimizde dualar ve hafızamızda unutulmaz hatıralarla memlekete döndük. İnsan bazı yolculuklardan döner ama aslında aynı insan olarak dönmez. Hele gidilen yer Mekke-i Mükerreme, ziyaret edilen yer Beytullah ise… Kâbe’yi ilk gördüğünüz …
DevamıZaferden emanete: 30 Ağustos’un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12-
Bir milletin varoluş mücadelesini anlatan bu yolculukta, Mondros’un ağır şartlarından başlayarak Anadolu’nun işgalini, milletin ayağa kalkışını, cephelerde verilen mücadeleyi, Sakarya’yı, Büyük Taarruz’u, Dumlupınar’ı ve İzmir’in kurtuluşunu hatırladık. Ardından askerî zaferin Mudanya ve Lozan’la siyasî ve hukukî bir zemine taşınmasına şahit olduk. Bütün bu gelişmeler bize aynı gerçeği gösteriyor: Büyük zaferler, bir anda ortaya çıkmaz. Bir zaferin arkasında yılların emeği, sabrı, …
DevamıDin ve vatan: Millî Mücadele’nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11-
Millî Mücadele’nin yalnızca askerî ve siyasî yönlerini ele almak, bu büyük mücadelenin ruhunu anlamak için yeterli değildir. Çünkü Anadolu insanının hayatında din, vatan ve millet kavramları birbirinden tamamen kopuk değildi. İşgal yıllarında halkın moralinin ayakta tutulmasında, birlik ve beraberliğin sağlanmasında din adamlarının da önemli bir yeri vardı. Hocalar, müftüler, müderrisler ve şeyhler, halkın karşısına çıkarak vatanın savunulmasının önemini anlatıyor; işgale …
DevamıCephedeki görünmeyen güç: İman, dua ve tevekkül / Zafere giden kutlu yol -10-
Millî Mücadele’nin tarihî safhalarını anlatırken cephelerde yaşanan savaşları, kazanılan zaferleri ve askerî başarıları gördük. Fakat bu büyük mücadelenin bir de gözle görülmeyen, rakamlarla ölçülemeyen bir tarafı vardı. O da milletin gönlünde taşıdığı inançtı. Anadolu insanı, karşı karşıya kaldığı güçlüklerin büyüklüğünü elbette biliyordu. Düşmanın silahlarını, ordularını ve sahip olduğu imkânları görüyordu. Fakat bütün bunlara rağmen ümidini kaybetmiyordu. Çünkü iman, insana yalnızca …
DevamıBir milletin gücü: İman, fedakârlık ve birlik / Zafere giden kutlu yol -9-
Millî Mücadele’nin tarihî safhalarını geride bıraktığımızda, karşımıza yalnızca savaşlardan ve kazanılan zaferlerden oluşan bir tablo çıkmaz. Bu büyük mücadelenin asıl dikkat çekici yönü, bütün imkânsızlıklara rağmen milletin ayakta kalabilmesidir. Çünkü savaşmak için yalnızca silaha ve askere ihtiyaç yoktur. Bir milletin varlığını sürdürebilmesi için bundan daha güçlü bir şeye, ortak bir inanca ve ortak bir hedefe ihtiyacı vardır. Anadolu insanı, işte …
DevamıZaferden diplomasiye: Bağımsızlığın hukukî temelleri / Zafere giden kutlu yol -8-
9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla birlikte Millî Mücadele’nin askerî safhasında büyük bir dönüm noktası yaşandı. Yıllardır işgal altında bulunan Anadolu topraklarının önemli bir bölümü yeniden vatanın hâkimiyeti altına girmişti. Fakat savaş meydanında kazanılan zaferin kalıcı bir barışa dönüşmesi gerekiyordu. Türk ordusunun hızlı ilerleyişi karşısında İtilaf Devletleri yeni bir durumla karşı karşıya kaldı. Yunan ordusunun Anadolu’daki yenilgisi, savaşın seyrini değiştirmiş ve …
DevamıAnadolu’nun kurtuluş koşusu: Dumlupınar’dan İzmir’e / Zafere giden kutlu yol -7-
30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan büyük zafer, Millî Mücadele’nin askerî bakımdan en önemli dönüm noktalarından birini oluşturdu. Ancak savaş henüz tamamen sona ermemişti. Şimdi Türk ordusunun önünde yeni bir görev vardı: Düşmanı Anadolu’dan tamamen çıkarmak. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği emir doğrultusunda Türk ordusu, geri çekilen Yunan kuvvetlerini takip etmeye başladı. Bu takip, yalnızca askerî bir harekât değildi. Yıllardır işgal …
DevamıDumlupınar’da tarih yazılıyor: Zaferin en büyük adımı / Zafere giden kutlu yol -6-
26 Ağustos 1922 sabahı başlayan Büyük Taarruz, Türk ordusunun yıllardır devam eden hazırlığının artık gerçek bir sonuca dönüşmeye başladığı tarihî bir gündü. İlk saatlerden itibaren Türk ordusunun saldırısı, Yunan savunma hatlarında büyük bir sarsıntı meydana getirdi. Afyonkarahisar çevresindeki düşman mevzileri kısa sürede aşılmaya başlandı. Türk ordusu, planlı ve kararlı bir şekilde ilerleyerek düşmanın savunma düzenini parçalıyordu. Ancak mücadele henüz sona ermemişti. …
DevamıSakarya’dan Büyük Taarruz’a: Zafer için hazırlık / Zafere giden kutlu yol -5-
Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması, Millî Mücadele’nin seyrini önemli ölçüde değiştirdi. Yunan ordusunun Ankara’ya doğru ilerleyişi durdurulmuş, düşmanın taarruz gücü büyük ölçüde kırılmıştı. Ancak savaş henüz sona ermemişti. Şimdi önümüzde yeni ve daha uzun bir dönem vardı. Sakarya’da kazanılan zaferin ardından Türk ordusu hemen büyük bir saldırıya geçmedi. Çünkü büyük bir zafer yalnızca cesaretle değil, doğru zamanda yapılan doğru hazırlıklarla kazanılabilirdi. …
DevamıSakarya’ya uzanan yol: Varoluş mücadelesinin dönüm noktası / Zafere giden kutlu yol -4-
Millî Mücadele’nin ilk yıllarında kazanılan başarılar, milletin moralini yükseltmiş ve düzenli ordunun gücünü göstermişti. Ancak savaşın kaderini belirleyecek asıl sınavlar henüz geride kalmamıştı. 1921 yılının yaz aylarında Yunan ordusunun gerçekleştirdiği saldırılar, Türk ordusunu zor durumda bıraktı. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda Türk ordusu geri çekilmek zorunda kaldı. Bu gelişme, Ankara’da ve Anadolu’nun birçok yerinde büyük bir endişeye yol açtı. Düşman kuvvetleri Ankara’ya …
Devamı
Uğur Kepekçi