Prof. Dr. Haydar Baş bu konudaki yanılgının sebeplerini kendi eserinde şöyle dile getiriyor. Öncelikle bizim de hataya düşmemize sebep olan asılsız isnatları inceleyelim. 1-Ebu Tâlib, ölmek üzere olduğunda, Resulullah yanına giderek, “Ey Amca, ‘La ilahe illallah’ de ki, Allah nezdinde hüccet olsun’ dedi. Orada hazır bulunan Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebi Umeyye, “Ey Ebu Tâlib, sen Abdulmuttalib’in dininden yüz …
DevamıEbu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiyye -3-
Prof. Dr. Haydar Baş Ebu Talip hakkında Azerbaycan’daki tez hocasının tavsiyesi üzerine araştırma yapar ve gerçeğe ulaşınca kendi kitabında daha önce yazdığı bu bölümü kaldırır. İlim ehline yakışan tavır da budur. Ama maalesef bu devirde kendi görüşünün dışında görüş kabul etmeyen gerçekten çok kendi yanlışına delil arayan bir fikir fukaralığı çekilen çağı yaşıyoruz. Bu konudaki gelişmeleri kendi kitabında (Rahmeten Lil …
DevamıEbu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiyye -2-
Konunun önemini kavrayabilmek için bazı bilgileri aktarmak gerekiyor. Ameli olarak küfrünü ve isyanını açıkça beyan etmeyen birini tekfir etmek, yani onu dinsizlikle suçlamak ilahi sorumlulukları beraberinde getirir. Bu konuda birkaç hadisi şerif paylaşalım: “Bir mü’mini küfür ile itham eden onu öldürmüş gibi olur.” (Buharî, Iman 7; Tirmizî, Iman 16) “Bir kimse Müslüman kardeşini tekfir ederse, küfür ikisinden biri üzerine döner.”(Müslim, İman …
DevamıEbu Tâlib’in iman etmediği hakkındaki iddiaya reddiyye -1-
Değerli dostlarım. Geçtiğimiz günlerde yaşadığım bir olay sebebiyle bu reddiye çalışmasını yapmaya karar verdim. Bir camide vaaz eden hoca; iman etmenin faziletlerini, ameli hataların ne kadar büyük olursa olsun af kapsamına alınacağını beyan eden bir sohbet etti. ‘Aslolan son nefeste iman ederek canını teslim etmektir. Bütün ömrünüz sâlih amelle geçse son nefeste iman etmediğiniz taktirde o amellerin hepsi boşa gidecektir.’ Şeklinde bir …
DevamıNamazda huşû ve gafletten kurtuluş -2-
Arif bir hükümdara “namazda huşûyu nasıl yakalarız?” diye sorarlar. O da: “Getirin, bu adama ağzına kadar doldurulmuş bir tuluk zeytinyağı verin. Birkaç asker verip, şehrin sokaklarını dolaştırın. Eğer bir damla yağı yere dökerse, başını vurun” der. Hikmetini anlamazlar ama mutlaka arif hükümdar bir şeyler öğretecek diye, dediğini yapmağa koyulurlar. Adamcağız denildiği şekilde gönderilir. Bir süre sonra adam salimen döner. Arif: …
DevamıNamazda huşû ve gafletten kurtuluş -1-
Yüce Allah Kur’an’da namazla ilgili olarak Ankebut suresi 29. ayette şöyle buyurmuştur: “Namazı kıl! Muhakkak ki namaz, (insanları) fenalıklardan ve kötülüklerden alıkoyar.” Namaz kılanlar kıldıkları namazdan istenilen lezzeti alamadıklarını sürekli dile getirirler. Lezzet alamama onları bazen farz olan bu ibadeti terk etmeye kadar götürmektedir. Namaz kılan insanın kıldığı namazdan lezzet almasına da huşû diyebiliriz. Abdullah İbn Abbâs da namazdaki huşu …
DevamıNamaz: Dinin direği ve manevi tedavinin başlangıcıdır-2-
Hz. Peygamber (s.a.a.), beş vakit namazın insan üzerindeki arındırıcı etkisini şu misalle anlatır: “Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde her gün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı?” Sahâbe, “Bu hâl onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz” deyince, Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurdu: “İşte beş vakit namazın misali budur; Allah onlar sayesinde hataları siler.” (Kütüb-i Sitte, …
DevamıNamaz: Dinin direği ve manevi tedavinin başlangıcıdır-1-
Alemlerin Efendisi Hazreti Muhammed’in (s.a.a.) “Namaz benim gözümün nurudur” diye övdüğü namaz, dinin direği mesabesinde ve ebedî kurtuluşun vesilesidir. Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (s.a.a.) tarafından “gözümün nuru” diye tavsif edilen, “dinin direği” olarak nitelenen ve ebedî kurtuluşun reçetesi olan namaz, İslam’ın beş şartından biridir. Buna rağmen, Müslüman olduğunu söyleyen bazı kimseler tarafından dahi “Bir gün kılarım” veya “Daha erken” gibi …
DevamıEksik salavatının mucidi Muaviye’dir
“Şüphe yok ki Allah ve melekleri, Peygamber’e salâvat getirir; ey inanlar, siz de ona salâvat getirin, tam bir teslimiyetle selam verin.” (Ahzap / 56) Ahzab Suresi 56. ayeti nazil olduğunda Sahabeler, Peygamber’in yanına gelerek; “Sana nasıl salât ve selam etmemiz gerektiğini bilmiyoruz, bunu bize göster” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Allahumme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte …
DevamıGadir-i Hum Müslümanların inancının kırılma noktasıdır
Dünkü makalemiz Gadir-i Hum Bayramı hakkındaydı. Rabbimin lütfuyla bu yılki kutsal bir bayrama daha erişmenin mutluluğunu yaşadık. Toplumda bu bayramın farkındalığını hissettirmek için farklı kimselerle sohbetlerimiz oldu. Ama şunu açıkça itiraf edeyim ki Sünni kesimde bu konuda bilgi sahibi olanlar bir elin parmakları kadar denecek kadar azdır. İlk defa duyanlar hayretler içinde kalıyor. Samimi olanlar bile kabullenmekte zorlanıyor. Bunun sebeplerini irdelemeye çalışalım: …
Devamı
Uğur Kepekçi