Yazılar

Cepheden cepheye: Millî Mücadele’nin çetin yılları / Zafere giden kutlu yol -3-

Millî Mücadele artık yalnızca bir direniş hareketi olmaktan çıkmış, bütün imkânların seferber edildiği büyük bir mücadeleye dönüşmüştü. Bir tarafta işgal kuvvetleri ve onların desteklediği güçler bulunurken, diğer tarafta vatanını savunmak için bütün imkânlarını ortaya koyan bir millet vardı. Fakat bu mücadelede karşılaşılan güçlükler yalnızca cephedeki düşmanla sınırlı değildi. Ekonomik imkânsızlıklar, silah ve mühimmat eksikliği, ulaşım sorunları ve yıllardır süren savaşların …

Devamı

İşgalden direnişe: Millet iradesinin uyanışı / Zafere giden kutlu yol -2-

Millî Mücadele’nin başlangıç yılları, yalnızca askerî gelişmelerin yaşandığı bir dönem değildi. Aynı zamanda milletin kendi gücünü yeniden fark ettiği, dağınık ve karamsar görünen şartlar içerisinde ortak bir iradenin oluşmaya başladığı bir dönemdi. İstanbul’un işgal altında bulunması, Anadolu’nun farklı bölgelerinin işgal kuvvetlerinin tehdidiyle karşı karşıya kalması ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasî şartlar, milletin önünde son derece ağır bir tablo oluşturuyordu. …

Devamı

Bir milletin varoluş mücadelesi / Zafere giden kutlu yol -1-

Tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayların sıralanmasından ibaret değildir. Bazı dönemler vardır ki bir milletin kaderini değiştirir, gelecek nesillerin hayatına yön verir. Türk milletinin Millî Mücadele yılları da böyle bir dönemin en önemli örneklerinden biridir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ağır şartlarla karşı karşıya kaldı. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin askerî ve siyasî gücünü büyük ölçüde …

Devamı

Dünya değişirken Türkiye yeni bir dönemin eşiğinde

Dünya hızlı bir değişimden geçiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, enerji güvenliği, teknoloji ve değişen ittifaklar, alıştığımız dengelerin artık eskisi gibi işlemediğini gösteriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki gelişmeler ve küresel güç mücadelesi, yeni bir dönemin işaretlerini taşıyor. Bugün yaşananları yalnızca birbirinden bağımsız olaylar olarak değerlendirmek, büyük resmi görmemize engel olabilir. Suriye’den Filistin’e, İran’dan Ukrayna’ya kadar yaşanan gelişmeler, dünya siyasetindeki güç mücadelesinin yeni boyutlarını …

Devamı

Bir düşmanın devlet içinde yeniden tanımlanması

Tarihte bazı dönüşümler, bir devletin kimi tasfiye ettiğinden çok, kimi yeniden tanımladığıyla anlaşılır. Suriye’de bugün yaşanan gelişme tam da böyle okunmalıdır. SDG’nin bağımsız askerî yapısının sona ermesi, yalnızca bir silahlı örgütün askerî kapasitesini kaybetmesi değildir. Daha büyük bir değişim söz konusudur. Yıllarca Suriye devletinin dışında ayrı bir askerî ve siyasî alan oluşturan yapı, yeniden devlet merkezli bir düzenin içine çekilmektedir. …

Devamı

Tarih bize ne söyleyecek?

Bir dönemin sonuna geldiğimizde geriye dönüp bakmak kolaydır. Taşlar yerine oturmuştur. Kim kazanmış, kim kaybetmiş daha net görünür. Bugün ise henüz o noktada değiliz. Ortadoğu’da taşlar hâlâ yer değiştiriyor. Mekke’de yeni bir güvenlik anlayışı ortaya çıkıyor. Suriye yeniden merkezileşiyor. SDG’nin bağımsız askerî yapısı sona eriyor. ABD’nin bölgedeki eski hesapları değişiyor. Türkiye’nin bölgesel ağırlığı yeniden şekilleniyor. Bunların her biri kendi başına …

Devamı

Yeni düzenin şifreleri

Ortadoğu’da bazı gelişmeler vardır ki, ilk bakışta yalnızca kendi başlarına anlam taşırlar. Bir anlaşma imzalanır. Bir örgüt feshedilir. Bir devlet yeniden güçlenir. Bir ittifak kurulur. Sonra hepsi unutulur. Oysa tarih bazen büyük değişimleri tek bir olayla değil, aynı dönemde yerinden oynayan taşlarla gösterir. Bugün önümüzde tam olarak böyle bir tablo var. Mekke’de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan yeni bir güvenlik anlayışını ortaya …

Devamı

Ortadoğu’da taşlar neden şimdi yer değiştiriyor?

Ortadoğu’da hiçbir taş tek başına yerinden oynamaz. Bir yerde bir anlaşma yapılır. Başka bir yerde bir örgüt tasfiye edilir. Bir ülkede devlet yeniden güçlenir. Başka bir ülkede yeni bir savunma mekanizması kurulur. Sonra bütün bunlara ayrı ayrı bakar ve “Bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler” deriz. Belki de asıl yanılgımız budur. Çünkü bugün Ortadoğu’da sadece aktörler değil, oyunun kuralları da değişiyor. Mekke’de Türkiye, Suudi …

Devamı

SDG’nin bıraktığı alanı kim dolduracak?

Bir yapı ortadan kalktığında, geride yalnızca boş bir alan kalmaz. O alanı doldurmak isteyenler de ortaya çıkar. Suriye Demokratik Güçleri’nin, yani SDG’nin bağımsız askerî yapı olarak sona ermesiyle birlikte şimdi önümüzde yeni bir soru duruyor: SDG’nin bıraktığı alanı kim dolduracak? İlk cevap belli gibi görünüyor: Şam. Çünkü Suriye ordusu kuzeydoğuda yeniden devlet otoritesini kuruyor. Sınır kapıları merkeze bağlanıyor. Enerji kaynakları …

Devamı

SDG’nin sonu mu, yeni bir düzenin başlangıcı mı?

Bir örgüt neden feshedilir? Yenildiği için mi? Görevini tamamladığı için mi? Yoksa artık ihtiyaç duyulmadığı için mi? Suriye Demokratik Güçleri’nin, yani SDG’nin bağımsız askerî yapı olarak sona erdirilmesi, bugün bize “Suriye yeniden birleşiyor” cümlesiyle anlatılıyor. Görünen bu. Peki gerçek gerçekten bundan mı ibaret? Çünkü dün ABD’nin sahadaki en önemli ortaklarından biri olan, geniş bir coğrafyayı kontrol eden ve Suriye’nin kuzeydoğusunda …

Devamı